Sanat tutkusu sayesinde yeniden hayata tutunan Ayşegül’ün öyküsü, umut dolu bir dönüşümün sembolü oldu.
11 ili etkileyen 6 Şubat depremlerinin derin iz bıraktığı Kahramanmaraş’ta yaşayan Ayşegül Nacar, felaketi eşi ve çocuğuyla birlikte yaşadı. O anları anlatırken hâlâ gözyaşlarını tutamayan Nacar, “Her şey bir anda oldu. Toz, duman, çığlıklar... O günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı,” diyerek yaşadığı travmayı dile getirdi.
Depremde evi ağır hasar gören ve ailesiyle birlikte Düzce’ye yerleşen Nacar, geçimini sağlamak için bir restoranda bulaşıkçılık yapmaya başladı. Ancak bu yeni başlangıç, onun uzun yıllar sonra içindeki sanatı yeniden keşfetmesine vesile oldu. Mekânın duvarlarını süsleyen tablolar, Ayşegül’ün çocukluk yıllarında tutkuyla bağlı olduğu resim sevgisini yeniden canlandırdı.
17 Yıl Sonra Kalem ve Fırçaya Yeniden Dokundu
Yaklaşık 17 yıldır resim yapmayan Nacar’ın yeteneğini fark eden iş arkadaşları onu cesaretlendirdi. Kısa sürede yeniden fırçaya sarılan Ayşegül, kendi iç dünyasını tuvallerine yansıtmaya başladı. Yaptığı resimlerden biri, hayatının seyrini değiştirecek bir yolculuğun da kapısını araladı.
Hülya Koçyiğit’le Yolunun Kesiştiği An
Ayşegül Nacar’ın yaptığı bir tablo, Düzce’de düzenlenen bir film festivalinde Hülya Koçyiğit’e ulaştı. Festivalin onur konuğu olarak katılan Koçyiğit, bu anlamlı tabloyu görünce “Bunu kim yaptı?” diye sordu. Eseri Ayşegül’ün yaptığını öğrenen usta sanatçı, hemen irtibata geçerek teşekkür etti. Nacar’ın hikâyesinden derinden etkilenen Koçyiğit, onun sanat yolculuğuna destek verme kararı aldı.
Sanat Dünyasına Açılan Kapı
Geçtiğimiz günlerde Hülya Koçyiğit, Ayşegül’ü, grafik sanatlarının duayeni ve Imoga İstanbul Grafik Sanatlar Müzesi’nin kurucusu Süleyman Saim Tekcan ile tanıştırdı. Ayşegül’ün çizimlerini inceleyen Tekcan, kendisine atölye ve etkinliklere katılma davetinde bulundu, sanatsal gelişimi için destek sözü verdi.
Bu buluşma sadece Ayşegül için değil, Hülya Koçyiğit ve Süleyman Saim Tekcan için de nostaljik bir anlam taşıdı. İkili, yıllar önce birlikte rol aldıkları “Sevgili Öğretmenim” filmindeki günlerini yâd etti. Oyunculuktan sonra resim sanatına yönelen Tekcan, Türkiye’de birçok güzel sanatlar bölümü kurarak yüzlerce sanatçı yetiştirmiş bir isim.
“Bir Kadının Umuda Yolculuğuna Tanıklık Ediyoruz”
Hülya Koçyiğit, bu buluşmanın ardından yaptığı açıklamada, “Üreten, sanata aşkla bağlı kadınlara destek olmak görevimiz. Ayşegül’ün hikâyesi beni çok etkiledi. Onun gibi kadınların önü açıldığında ne kadar güzel işler başarabileceklerini görmek çok kıymetli,” ifadelerini kullandı.
Ayşegül Nacar ise, hayalini yeniden yaşamaya başladığı için büyük mutluluk duyduğunu belirterek, “Yaşadığım zorlukları, fırçama yükleyip tablolara aktarıyorum. Bana inanan herkese teşekkür ederim. Artık hayata yeniden umutla bakıyorum,” dedi.