GEÇENLERDE Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na gittim.

Protokol kapısından girip, asansör kullanmadan merdivenlerden yukarı çıkıyorum.

Protokol katından ana binaya şifre ile açılan kapılardan giriş yapacağım ama resmen yolu kaybettim.

Katlarda çalışan görevli çocuklar genelde tanıyorlar, sağolsunlar ilgi gösteriyorlar.

Sonra kapı üstlerindeki isimler gözüme takılıyor.

Alaattin Parlak…

İç denetmenmiş…

Eski başkan Hayri Beyin prensiydi. Bu ayrıcalığı ile fetö soruşturmasından kolayca sıyrılmıştı.

İşe gelmezmiş kolay kolay, zaten riyasetten falan arayan soran da olmazmış.

Maaşının helâl olduğunu düşünüyor mudur acaba?

Gözümün önüne Fırat Başkan geldi, içimden “Zor dostum zor” dedim.

Sonra bir başka oda ve üstünde bir isim: Kemalettin Yenmez…

Başkan Danışmanıymış.

Ankara’dan gelmiş Büyükşehir Belediyesine…

“Başkan bu arkadaşa ne danışıyor?” diye sordum, “Tarihi yapıları danışacaktı ama heralde unuttu, daha bir şey sorduğunu görmedik…” dediler.

Ama Allah var hakkına girmeyelim, düzenli olmasa da belediye’ye gelip gidiyormuş! Özel kalemi falan da tam teçhizat.

Sonra gözümün önüne yine Fırat Başkan geldi ve yine içimden “Zor dostum zor” dedim.

HALÜSİNASYON GÖRMEYE BAŞLADIM

HOŞUMA gitti gezmek heralde. Kendimi bir an taşralı “Müfettiş Hayrettin” gibi hissettim.

Derken bir kapıya daha geldim.

Burhan Sakallı…

Bu da danışmanmış…

“Fırat Başkan buna ne danışıyor?” diye sordum, iki üç kişi birbirlerinin suratına bakıp cevap veremediler.

Üst düzey bir Ak Parti il yöneticisini arayıp sordum, “Özelliği ne?” diye…

Eskişehir’in Odunpazarı Belediye Başkanlığı yapmış. Sonra seçimi kaybedince boşa düşmüş.

Bir anlamda buradaki “Keyfiyet memurluğu”yani…

Canı isterse gelirmiş ara sıra Maraş’a…

Sıkı durun, en büyük özelliği Ak Parti MKYK Üyesiymiş.

Bu bilginin üzerine ben sanırım halüsinasyon görmeye başladım ve gözümün önüne yine Fırat Başkan geldi ve yine içimden “Zor dostum zor” dedim.

Belediyedeki çocuklar, “Daha gezecek misin abi?” diye sordular. “Yok” dedim, çünkü daha fazlasına dayanamayacaktım!

Aman ha sağlığınızdan olmak istemiyorsanız, siz siz olun Büyükşehir Belediyesinde yolunuzu kaybetmeyin!

BUGÜN TÜRKÜ YOK, TEVFİK FİKRET VAR

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin!

Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malını
Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini
Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini.
Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin!

BİR HASAN BELLİ GELDİ GEÇTİ

TIPKI Yaşar Kemal’in o ünlü şiirinde de dediği gibi: "O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık."

Bu sütunların yazarının hayatında çok çok önemli bir yere sahip olan DYP İl Başkanı, Baro Başkanı, nesli tükenmiş bir insan Av. Hasan Belli’yi 10. ölüm yıldönümünde rahmet ve minnetle anıyorum.

YATACAK YERİ YOK

BU KUYUMCULARIN

ALÇAKÇA, şerefsizce, onursuzca bu şehrin adını kirleten, dürüst kuyumcu esnafını zora sokan sahtekâr kuyumcuların…

YATACAK YERİ ÇOK

BU YETKİLİLERİN

ERKOÇ Başkanın başlattığı kuzey çevre yolunu çıkmaz sokak olmaktan kurtarıp ana bağlantı inşaasını başlatan yetkililerin…

F9Acc282 40Ea 4F70 8507 6Cb2Dd0B9871