Özgür Özel'den İspanya'da 'Kahramanmaraş' açıklaması: 'Bu Milletten Özür Dilesinler!'
Özgür Özel'den İspanya'da 'Kahramanmaraş' açıklaması: 'Bu Milletten Özür Dilesinler!'
İçeriği Görüntüle

Kurtulmuş, TRT Haber canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Kurtulmuş, şunları kaydetti: "Bütün uluslararası platformlarda bu saldırgan tavrın mutlaka engellenmesi için çabaların ortaya konulması lazım. Katar'ın hazırladığı, bizim de destek verdiğimiz dün de büyük bir oyla kabul edilen metin, inşallah son düzenlemeleri yapılıyor ve yarın genel kurulda nihai oturumda kabul edilerek yayınlanacak. Bu da olursa şöyle güzel bir tarafı var. Uzunca bir süredir IPU'nun genel kurulundan böyle ortak bir metin, ortak bir deklarasyon çıkmıyor.Çünkü üçte iki çoğunluk lazım. Burada da bizim de destek verdiğimiz, Katar'ın da öncülüğünü yaptığı bu diplomatik girişimin başarılı bir şekilde sonuçlanacağı görünüyor. Burada mutedil, makul, bölgedeki bu savaşı istemediğini, yayılmacı politikaları istemediğini, bölgede çatışmanın yayılması için yapılan gayretleri doğru bulmadığını ifade eden, herkesin makul bulduğu bir metin ortaya çıktı."

TBMM Başkanı Kurtulmuş, İstanbul deklarasyonu adı verilen, genel kurulun da çalışmalarını özetleyen bir deklarasyonun ortaya konulacağını bildirdi.

Meclisin, ortaya çıkan acil sorunlarla ilgili her zaman kurduğu komisyonlarla ve çalışmalarıyla nasıl çözüm üretebileceğini gösterdiğini dile getiren Kurtulmuş, bu çalışmaların gerekli yasal düzenlemeler yapılarak tamamlanmasının önemine dikkati çekti.

Kurtulmuş, Şanlıurfa'daki lisede ve Kahramanmaraş'taki ortaokulda gerçekleştirilen silahlı saldırılara ilişkin de "Maalesef son karşılaştığımız olay, büyük bir alarmdır aslında. Türkiye'de gençlerimizin, evlatlarımızın geleceğiyle ilgili çok vahim bir noktada olduğumuzu, hepimizin yüzüne büyük bir şamar olarak vuran bir gelişmedir." değerlendirmesini yaptı.

Okul saldırılarında ölen öğretmen ve öğrencilere rahmet dileyen Kurtulmuş, sözlerini şöyle tamamladı:

"İçimizi kanatan büyük bir hüzündür, büyük bir acıdır. Bundan da daha önemlisi, bu hüznümüzü, acımızı yaşarken 'Ne oldu da Türk toplumu, Türk gençleri bu noktaya doğru geliyor? Bunu araştırmak ve bunun tedbirlerini almak zorundayız. Başta sosyal medya kullanımları olmak üzere, gençlerimizin kültürel, ahlaki gelişimlerini yanlış yönde etkileyen dış faktörler başta olmak üzere bunları ortaya koymamız lazım. Buna karşı amasız, fakatsız, hiçbir tereddüt içerisinde olmadan Meclis'te süratle çok ciddi bir araştırma komisyonu kurulmalı. Onlar da bütün ilgili tarafları dinleyerek, bazıları 'şunu yapalım, bunu yapalım, şu demokratik olur, bu antidemokratik olur.' gibi eleştirilerde bulunabilir ama gençlerimizin ruh sağlığını korumak, psikolojik bütünlüğünü sağlam yapabilmek için, onların toplumsal değerlere bağlı bir şekilde yetişmesini sağlamak için hangi tedbir alınacaksa, hangi önleyici tedbirler alınacak, hangi özendirici tedbirler alınacaksa bunu mutlaka almamız, gerçekleştirmemiz lazım. Yoksa Allah muhafaza bugün bir münferit olay gibi görünen bu mesele yarın bizi çok daha vahim noktalara sürükleyebilir. Bu tedbir, almak da başta TBMM olmak üzere bütün Türkiye'nin boynunun borcudur."