Son 4-5 aydır yollarımız tozluydu şimdi ise çukurlarla dolu. Özellikle son yılların en etkili kış mevsiminin de etkisiyle yollarımızın büyük bir bölümü çukur içinde.

Bu konuların hepsini bir Gazeteci olarak takip ediyoruz ve farkındayız. Bizde aynı yollardan geçiyoruz, tüm samiyetimle söylüyorum şehrimizin gelişimi noktasında elimizden geleni yapıyoruz.

Gelip burada bu yolların hali ne diye bas bas bağırsak, belediye nerde, devlet nerede, yetkililer nerede diye seslensek inanın karamsarlıktan başka bir şey olmaz.

Nedenini anlatayım;

Eski mahallerde 50 yıllık-60 yıllık altyapılar var. Asbes borular var. Özellikle depremden sonra üst yapılar, binalar nasıl yerle bir olduysa, toprağın altının da bundan farkı yok. İçme suyundaki kayıp/kaçak oranı yüzde 60’lardan yüzde 80’lere çıkmış durumda. Yani depodan verilen 100 litre suyun 80 litresi toprağın altına gidiyor, bu sizin bizim cebimizden çıkıyor.

Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel en son basın toplantısında Karasu’dan aldıkları kaynağın deprem ve kuraklık nedeniyle 3/1’e düştüğünü, su azalınca sağlık sorunu oluşturmasın diye arıtma yaptıklarını ve maliyetin 200 milyon TL olduğunu söyledi. Bu çok büyük bir rakam. Altyapının önemini Pazarcık örneğiyle verdi, Pazarcık’ta altyapı öncesi saniyede 500 litre verilen su yetmiyordu, altyapının değişmesiyle şuan 120 litre verildiğini ve yettiğini söylüyor.

Gelin çukurlara geri dönelim

Evet, hepimiz mustaribiz, ama şunu da unutmamalıyız 50 yıllık 60 yıllık altyapıya sahip mahallelerimiz var. Şehrimize 3200 KM altyapı döşeniyor. Menzilini hesap edelim; aşağıya dönsen Güneye Yemen’e kadar, Batıya dönsen Almanya’nın başkenti Berlin’e kadar, Doğuya dönsen Özbekistan sınırına kadar, Kuzeye dönsen Rusya’nın en üst bölgesine kadar altyapı döşeniyor demektir.

Bu çalışmalar Dünya Bankası ve İller Bankasının hibe desteleriyle yapılıyor. Önce 12 milyar TL olarak ihaleye çıkan altyapı işi, daha büyüyerek 20 milyar TL’ye çıktı. Belediye personelinin hiçbir birine 2 yıl maaş vermese, 2 yıl ne asfalt, ne ulaşım, ne yardım, aklınıza gelen tüm belediye hizmetlerini yapmasa inanın bütçesiyle yine bu işin altından kalkamaz.

Buradan tüm denetim, sorumluluk hepsi Dünya Bankası ve İller Bankasında. İşi ihaleye verende onlar, hakkedişi veren de onlar.

Kahramanmaraş’ın eski Valisi daire başkanı oldu!
Kahramanmaraş’ın eski Valisi daire başkanı oldu!
İçeriği Görüntüle

Burada; her yer bir anda kazılmak zorunda mıydı, etap etap yapılır mıydı? Sorusu akla geliyor; Sağa dönüyorsunuz yol kapalı, sola dönüyorsunuz yol kapalı, geri gitmek zorunda kalıyorsunuz.

Kıymetli okuyucular resmi kaynaklardan edindiğim bilgiye göre bu işin bir süresi var. Gelen hibenin geri gitmemesi için normalde 8 yılda bitmesi gereken işi 2 yıla sığdırmaya çalışıyorlar. Biz burada birkaç ay daha cefasını çekeceğiz, ama bu sorun bir daha olmayacak.

Evet, biraz cefa çekiyoruz ama amiyane tabirle şehrin bütçesine dokunmadan, Dünya bankasından gelen bu bütçeyi kısıtlı süre içerisinde bitirilmesi gerekiyor. Bunun için her yer eş zamanlı çalışılıyor.

Altyapısı biten sokaklar hemen asfalt olabilir mi? Başkan Görgel’e meslektaşlarımız tarafından bu soru da soruldu. Evet olabilir fakat Başkan Görgel’in tezi, hemen aslfat dökecek güce sahibiz fakat ortada çökmek olur, milletimizin parası boşuna gider” cevabı gayet mantıklı.

Yaz sezonunun başlamasıyla Türkiye’nin en büyük asfalt seferberliği yine bu şehirde başlayacak. Başkan Görgel şuana kadar belediyenin hiçbir taşınmazını satmadıklarını, kendi öz kaynaklarıyla hizmet etmeye çalıştıklarını söyledi. Taşınmazlarının gerçek değere çıkmasıyla satışa çıkartacaklarını gerekirse de borçlanarak asfaltsız tek bir sokak ve cadde bırakmayacaklarını da söyledi.

Geçtiğimiz gün yapılan basın toplantısında yaptığı projelerden de kesitler sundu. Seçim sürecinde söz verdiği projelerin yüzde 80’ine başlandığını bazılarının da tamamlandığını söyledi. Tabi şehir yolları böyle olunca çok büyük bir gündem olmadı.

Geçmişte yaşanan bir olay anlatayım size;

Dönemin Başbakanı Turgut Özal Kahramanmaraş’a gelir, şehirdeki altyapı çalışmalarını görünce dönemin Belediye Başkanı Hacı Ali Özal’a döner, “Hacı Ali altyapı şehirler için önemli ama halk yerin altına gömdüğünü görmez, sana da oy vermez” der. Hacı Ali Özal Başkanın söylediği ise; “Önemli değil sayın Başbakanım, isterki kazanamayım ama şehrim kurtulsun, hemşehrilerime katkı sunayım” der. Ve seçimler olur kazanamaz

Aslında Başkan Görgel’de şehri için risk aldı, bunu da söylemek lazım.

Ama biz o büyük depremin ardından devletimizin ve milletimizin feraseti ile yeniden ayağa kalktık. Bu şehir baştan sona yenileniyor, Valisi, Milletvekilleri, Belediye Başkaları, İş adamları, vatandaşları hepsi elinden gelen gayreti gösteriyor. Moral bozmamak lazım…