Karakoç, kamu mühendislerinin Türkiye’nin kalkınmasında kritik bir rol üstlendiğini vurgulayarak, mevcut gelir ve statü koşullarının bu sorumluluğun gerisinde kaldığını ifade etti.
Otoyollardan barajlara, hastanelerden demiryollarına, enerji santrallerinden tersanelere kadar pek çok altyapı ve üstyapı projesinde kamu mühendislerinin aktif görev aldığını belirten Karakoç, bu alanda görev yapan mühendislerin planlama, ihale, yapım ve denetim süreçlerinde milyarlarca liralık kamu yatırımlarından birinci derecede sorumlu olduğuna dikkat çekti.
Açıklamada, kamu mühendislerinin sahip oldukları yetkinlik ve üstlendikleri teknik sorumluluğa rağmen, benzer sorumluluk düzeyine sahip bazı kariyer meslek gruplarına kıyasla daha düşük bir gelir seviyesinde kaldıkları belirtildi. Bu durumun mesleki motivasyonu ve kamu hizmetinin sürdürülebilirliğini olumsuz etkilediği vurgulandı.
Karakoç, kamu mühendislerine teknik sorumluluk tazminatı verilmesinin zorunlu hale geldiğini ifade ederek, maaşlarının yakın zamana kadar benzer gelir seviyesinde olan hâkim-savcı ve doktor gibi meslek gruplarıyla dengelenmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca, elde edilecek tüm kazanımların emekliliğe yansıtılması, emekli mühendisler için ilave emeklilik ödeneği sağlanması ve Mühendislik Meslek Kanunu’nun çıkarılmasının artık ertelenemez bir ihtiyaç olduğu dile getirildi.
Yapılacak yasal ve mali düzenlemelerin yalnızca kamu mühendislerinin haklarını korumakla kalmayacağına işaret eden Karakoç, bu adımların aynı zamanda kamu projelerinde kaliteyi, verimliliği ve sürdürülebilirliği artıracağını sözlerine ekledi.




