Sözbilir, bu durumun gelecekte yeni depremler açısından risk oluşturduğunu ifade etti.

Aynı zamanda AFAD Deprem Bilim Kurulu Üyesi olan Prof. Dr. Sözbilir, Pazarcık ve Elbistan merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerin, dünya ölçeğinde önemli sismik olaylar arasında yer aldığını belirtti. Ana kırılmanın gerçekleştiği segmentlerde yıkıcı nitelikte yeni bir deprem beklenmediğini vurgulayan Sözbilir, buna karşın artçı sarsıntıların bir süre daha devam edeceğini söyledi.

Ana depremin meydana geldiği faylar üzerinde 6 büyüklüğüne kadar artçı depremlerin görülmesinin olağan olduğunu ifade eden Sözbilir, bugüne kadar bölgede irili ufaklı 100 binden fazla sarsıntının kaydedildiğini ve bunun sismik enerjinin hâlâ hareket halinde olduğunu gösterdiğini dile getirdi.

Bölgedeki asıl riskin, Kahramanmaraş depremlerinde kırılmayan fay hatlarından kaynaklandığını belirten Prof. Dr. Sözbilir, özellikle Maraş ve Savrun faylarının dikkatle izlenmesi gerektiğini söyledi.

Kahramanmaraş’ta Mezarlık Ziyaretleri İçin Ücretsiz Ulaşım
Kahramanmaraş’ta Mezarlık Ziyaretleri İçin Ücretsiz Ulaşım
İçeriği Görüntüle

Güneyde yer alan Yumurtalık ve Karataş faylarıyla birlikte Doğu Akdeniz hattındaki bazı fayların da potansiyel deprem üretme kapasitesini koruduğunu aktardı.

Sözbilir, uzun süredir sessiz olan Ecemiş Fayı’nın da bölgenin önemli sismik unsurlarından biri olduğuna işaret ederek, Pozantı’dan Adana’ya uzanan bu hattın gelecekte deprem üretme ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca İskenderun ve Antakya çevresindeki fay zonlarında da kısmi kırılmaların yaşanabileceğini belirtti.

Bölgenin dünya üzerindeki en aktif deprem kuşaklarından birinde yer aldığını vurgulayan Prof. Dr. Hasan Sözbilir, “Enerji boşalımı yalnızca tek bir fayla sınırlı kalmaz. Zaman içinde farklı faylara aktarılır ve bu da yeni depremleri beraberinde getirebilir. Bu nedenle bölge genelinde deprem tehlikesi devam ediyor” değerlendirmesinde bulundu.