Bilim insanları, bazı tuvalet kağıtlarının üretim sürecinde kullanılan ve doğada uzun süre kalabilen PFAS adı verilen kimyasalların kanalizasyon sistemleri yoluyla çevreye yayılabileceğini belirledi.
"Kalıcılığı yüksek kimyasallar" olarak bilinen PFAS bileşikleri, uzun süre doğada parçalanmadan kalabilmeleri nedeniyle çevre bilimcilerin yakından takip ettiği maddeler arasında bulunuyor. Bazı PFAS türlerinin ise çeşitli sağlık sorunlarıyla bağlantılı olabileceği belirtiliyor.
Tuvalet Kağıtlarında PFAS Maddesi Bulundu mu?
Florida Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü'nden araştırmacıların yaptığı çalışmada, tuvalet kağıtlarının üretim aşamaları incelendi.
Araştırmada, kağıt hamurunun hazırlanması sırasında üretim verimliliğini artırmak amacıyla kullanılan bazı kimyasalların PFAS grubuyla ilişkili olabileceği ortaya çıktı. İncelenen hem yeni liflerden üretilen hem de geri dönüştürülmüş malzemeler içeren tuvalet kağıtlarında bu tür kimyasal kalıntılarına rastlandığı bildirildi.
Uzmanlara göre bu durum, tuvalet kağıtlarının yalnızca kişisel kullanım açısından değil, çevresel etkileri bakımından da değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.
PFAS Kimyasalları Neden Endişe Oluşturuyor?
PFAS bileşikleri; dayanıklılık, su ve yağ itici özellikleri nedeniyle geçmişten günümüze birçok farklı sektörde kullanıldı.
Bu maddeler;
- Endüstriyel ürünlerde,
- Yangın söndürme köpüklerinde,
- Gıda ambalajlarında,
- Kozmetik ürünlerde,
- Tekstil ürünlerinde
karşımıza çıkabiliyor.
Bazı PFAS türleri üzerine yapılan bilimsel çalışmalarda, bu maddelerin uzun süreli maruziyet durumunda insan sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceği ifade ediliyor.
Tuvalet Kağıtlarının Çevreye Etkisi Ülkeden Ülkeye Değişiyor
Araştırmacılar, farklı ülkelerde satılan tuvalet kağıtlarını inceleyerek kanalizasyon sistemlerindeki PFAS kaynaklarını karşılaştırdı.
Çalışmada, tuvalet kağıtlarından kaynaklanan diPAP adı verilen PFAS bağlantılı bileşiklerin oranının ülkeler arasında farklılık gösterdiği belirlendi.
Araştırmada öne çıkan bazı sonuçlar şöyle:
- Fransa'da kanalizasyon sistemlerindeki diPAP kirliliğinin büyük bölümünün tuvalet kağıdı kaynaklı olduğu belirtildi.
- İsveç'te bu oranın daha düşük seviyelerde olduğu tespit edildi.
- ABD ve Kanada'da ise tuvalet kağıdının toplam kirlilik içindeki payının daha düşük olduğu açıklandı.
Uzmanlar, Kuzey Amerika'daki oranın düşük olmasının, kozmetik, tekstil ve gıda ambalajları gibi diğer PFAS kaynaklarının daha yaygın olmasından kaynaklanabileceğini ifade etti.
PFAS Maddeleri Gıda Zincirine Ulaşabilir mi?
Araştırmacıların dikkat çektiği önemli konulardan biri de PFAS maddelerinin çevrede yayılma ihtimali oldu.
Atık su arıtma tesislerinden çıkan çamurların bazı bölgelerde tarım alanlarında kullanılması, bu kimyasalların toprağa ve dolayısıyla gıda zincirine ulaşma ihtimali konusunda endişe oluşturuyor.
Bilim insanları, bu nedenle atık yönetimi süreçlerinin geliştirilmesi ve PFAS kullanımına yönelik daha sıkı düzenlemelerin yapılması gerektiğini belirtiyor.
Tuvalet Kağıdı Kullanmayı Bırakmak Gerekiyor mu?
Uzmanlar, yapılan araştırmaların tuvalet kağıtlarının kesin olarak doğrudan bir sağlık riski oluşturduğunu kanıtlamadığını, ancak üretim süreçlerinde kullanılan bazı kimyasalların çevresel etkilerinin daha fazla araştırılması gerektiğini vurguluyor.
Bilim dünyası, PFAS maddelerinin yayılımını azaltmak için daha güvenli üretim yöntemlerinin geliştirilmesi ve tüketicilerin bilinçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Yeni araştırmalar, günlük hayatta sık kullanılan ürünlerin üretim süreçlerinin hem insan sağlığı hem de çevre açısından daha yakından takip edilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.





