Armut, “İletişim doğuştan gelen bir yetenek değil, geliştirilebilen bir beceridir. Küçük değişiklikler aile içinde büyük farklar yaratabilir. Dinlemek, anlamak ve saygı göstermek daha sağlıklı ve güçlü aile ilişkilerinin anahtarıdır” dedi.
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesinin aile danışmanlarından Zeliha Armut, toplumun temel yapı taşı olan ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik önemli değerlendirmelerde bulundu. Aile içi iletişimin bireylerin ruhsal gelişiminden toplumsal yapıya kadar geniş bir etki alanına sahip olduğunu vurgulayan Zeliha Armut, sağlıklı iletişimin güçlü ailelerin, güçlü ailelerin ise sağlıklı toplumların temelini oluşturduğunu ifade etti.
İletişim Hayatın Her Alanını Şekillendiriyor
Aile Danışmanı Zeliha Armut, aile içi iletişimin çoğu zaman göz ardı edilen ancak son derece kritik bir konu olduğuna dikkat çekerek, “Aile içi iletişim, hepimizin hayatında çok önemli bir yere sahip olmasına rağmen çoğu zaman üzerinde yeterince durmadığımız bir konu. Kendimizi nasıl ifade ettiğimiz, başkalarını nasıl dinlediğimiz, duygularımızı nasıl yönettiğimiz ve çatışmalarla nasıl başa çıktığımız büyük ölçüde aile içinde kurduğumuz iletişimle şekillenir” dedi.İletişimin yalnızca konuşmaktan ibaret olmadığını belirten Armut, aile bireylerinin duygu, düşünce, ihtiyaç ve beklentilerini açık, saygılı ve anlayışlı bir şekilde aktarabilmesinin sağlıklı iletişimin temelini oluşturduğunu ifade etti. Dinlemenin, anlamaya çalışmanın, empati kurmanın ve beden dilini doğru kullanmanın bu sürecin ayrılmaz parçaları olduğunu dile getirdi.
Etkili İletişimin Temeli: Dinlemek
Etkili aile iletişiminin en önemli unsurlarından birinin dinlemek olduğuna dikkat çeken Armut, çoğu zaman bireylerin dinlemek yerine cevap vermeye odaklandığını söyledi. “Karşımızdaki kişi konuşurken bir an önce ne söyleyeceğimizi düşünürüz. Oysa etkin dinleme, karşımızdaki kişiyi gerçekten anlamaya çalışmayı gerektirir” diyen Armut, sözünü kesmeden, yargılamadan ve dikkatle dinlemenin iletişimi güçlendirdiğini belirtti.“Bir insan için anlaşılmak çoğu zaman haklı olmaktan daha değerlidir” diyen Armut, özellikle aile içinde bireylerin “dinleniyorum ve anlaşılıyorum” hissini yaşamasının ilişkileri derinleştirdiğini ve güven duygusunu artırdığını vurguladı.
Empati Çatışmaları Çözmenin Anahtarı
Aile içi iletişimde empatinin vazgeçilmez bir unsur olduğunu belirten Zeliha Armut, empati kurmanın karşı tarafın duygu ve düşüncelerini anlamaya çalışmak anlamına geldiğini ifade etti. “Empati, ‘haklı mısın?’ sorusundan önce ‘nasıl hissediyorsun?’ sorusunu sorabilmektir” diyen Armut, empatinin olduğu aile ortamlarında çatışmaların daha kolay çözüldüğünü söyledi.Empatinin tarafları karşı karşıya getirmek yerine birbirini anlamaya yönlendirdiğini belirten Armut, bunun da aile bireyleri arasındaki duygusal bağı güçlendirdiğini ifade etti.
İletişimde Kullanılan Dil Büyük Önem Taşıyor
Aile içi iletişimde kullanılan dilin ilişkilerin seyrini doğrudan etkilediğini vurgulayan Armut, suçlayıcı ve genelleyici ifadelerin iletişimi zedelediğini belirtti. “Sen zaten hep böylesin” ya da “Hiçbir zaman beni anlamıyorsun” gibi cümlelerin karşı tarafı savunmaya ittiğini ifade eden Zeliha Armut, bu tür ifadelerin iletişimi kopma noktasına getirebildiğini söyledi.Bunun yerine “ben dili” kullanımının daha yapıcı sonuçlar doğurduğunu belirten Armut, “Karşı tarafı suçlamadan kendi duygu ve düşüncelerimizi ifade etmek iletişimin yönünü olumlu anlamda değiştirir. ‘Beni hiç dinlemiyorsun’ demek yerine ‘dinlenmediğimi düşündüğümde üzülüyorum’ demek çok daha etkili bir iletişim sağlar” dedi.
Beden Dili Sözlerden Daha Fazlasını Anlatır
İletişimin yalnızca sözlü ifadelerle sınırlı olmadığını belirten Zeliha Armut, beden dilinin de en az kelimeler kadar etkili olduğunu söyledi. Göz teması kurmanın, uygun ses tonunun ve dikkatli bir duruşun iletişimi güçlendirdiğini ifade eden Armut, bazen tek bir bakışın bile birçok kelimeden daha fazla anlam taşıyabileceğini dile getirdi.
Çatışmalar Doğaldır, Önemli Olan Yönetimidir
Her ailede zaman zaman sorunlar ve çatışmalar yaşanabileceğini belirten Zeliha Armut, bunun son derece doğal olduğunu söyledi. Ancak önemli olanın bu çatışmaların nasıl ele alındığı olduğunu vurguladı. Sorunların görmezden gelinmesinin ya da bastırılmasının uzun vadede daha büyük problemlere yol açabileceğini ifade etti.Çatışma anlarında sakin bir ortamda konuşmanın ve çözüm odaklı yaklaşmanın önemine değinen Armut, bağırmak, suçlamak ya da geçmiş hataları sürekli gündeme getirmenin iletişimi zayıflattığını belirtti. “Her çatışma doğru yönetildiğinde ilişkiyi geliştirme fırsatına dönüşebilir” dedi.
Kaliteli Zaman ve Duygu Paylaşımı İlişkileri Güçlendirir
Aile içi iletişimi güçlendirmenin yollarından birinin birlikte kaliteli zaman geçirmek olduğunu belirten Zeliha Armut, ailece yapılan küçük aktivitelerin ve anlamlı anların ilişkiler üzerinde büyük etkisi olduğunu söyledi. Önemli olanın geçirilen sürenin uzunluğu değil, niteliği olduğuna dikkat çekti.Duygu paylaşımının da iletişimin önemli bir parçası olduğunu ifade eden Armut, aile bireylerinin duygularını rahatça ifade edebildiği ortamlarda bağların güçlendiğini belirtti. “Nasılsın?” sorusunun samimiyetle sorulmasının ve cevabının gerçekten dinlenmesinin iletişimde büyük fark yarattığını vurguladı.
Teknoloji İletişimi Zayıflatabiliyor
Günümüzde teknolojinin aile içi iletişim üzerindeki etkilerine de değinen Armut, aynı evde yaşayıp birbirleriyle yeterince iletişim kurmayan ailelerin sayısının arttığına dikkat çekti. Bu nedenle bilinçli bir şekilde iletişime zaman ayırmanın önemine vurgu yaptı.Son olarak iletişimin doğuştan gelen bir yetenek değil, geliştirilebilen bir beceri olduğunu ifade eden Armut, küçük değişikliklerin aile içinde büyük farklar yaratabileceğini belirterek, “Dinlemek, anlamak ve saygı göstermek daha sağlıklı ve güçlü aile ilişkilerinin anahtarıdır” dedi.

