Bölgedeki mülkiyet sürecine değinen Ateş, alanın geçmişte Devlet Demiryolları tarafından istimlak edildiğini, ardından Milli Emlak’a ve sonrasında Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi’ne devredildiğini belirtti. Ateş, “Bu alanın içerisinde hâlâ tapulu mülkü bulunan vatandaşlarımız var. Buna rağmen esnafımıza yönelik yıkım tebligatları gönderiliyor. Bu kabul edilemez” dedi.
“GEREKÇELER SÜREKLİ DEĞİŞİYOR”
Esnafın kendisine aktardığı sorunları paylaşan Ateş, yıkım gerekçelerinin net olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: “Esnafımıza önce ‘yan yol yapılacak’ deniliyor, ardından ‘şehir girişinde görüntü kirliliği var’ denilerek farklı gerekçeler sunuluyor.”
“TEBLİGATTA ÇİFTE STANDART VAR”
Bölgedeki en büyük sorunlardan birinin eşitsiz uygulama olduğunu dile getiren Ateş, bazı esnafa tebligat gönderilirken bazılarının bu süreçten muaf tutulduğunu ifade etti: “Bölgede faaliyet gösteren esnaflardan bir kısmına tebligat gidiyor, bir kısmına gitmiyor. Esnafımız haklı olarak soruyor: ‘Onlara neden dokunulmuyor?”
“KİRALANAN YERE DOKUNULMUYOR, TAPULU YERE MÜDAHALE EDİLİYOR”
Ateş, “Vatandaşın birisi devlet demir yollarından 49 yıllığına bir yer kiralamış, onu kaldıramıyorsunuz, ama burada tapulu malının içinde iş yeri olan adamı “gelir işyerini yıkarım” diye tehdit ediyorsunuz.
Açıklamasının sonunda esnafın yanında olduklarını vurgulayan Ünal Ateş, sürecin şeffaf ve adil şekilde yürütülmesi gerektiğini belirtti. “Deprem sonrası ayakta kalmaya çalışan esnafımızın mağdur edilmesine izin vermeyeceğiz. Bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız” dedi.





