Ateş, barajlardaki su seviyesinin yüksek olmasına rağmen sulama hatlarında meydana gelen arızalar nedeniyle üreticilerin tarlalarını sulayamadığını söyledi.
"Barajlar Dolu, Çiftçi Suyuna Ulaşamıyor"
Ünal Ateş, bu yıl bölgede etkili olan yağışlarla birlikte barajların neredeyse tam doluluk seviyesine ulaştığını, hatta zaman zaman kontrollü su tahliyesi yapıldığını ifade etti.
Buna rağmen, uzun yıllardır tamamlanması beklenen Adatepe Barajı'na bağlı sulama sistemlerinde yaşanan teknik sorunların çözülemediğini öne süren Ateş, bunun bedelini çiftçilerin ödediğini dile getirdi.
"Sulama Hatlarında Sürekli Patlak Yaşanıyor"
Ateş'in açıklamasına göre, bölgedeki tarım arazilerinin sulanması amacıyla biri Adatepe Barajı'ndan Elbistan yönüne, diğeri ise Esence Mahallesi üzerinden Kırıtlı bölgesine uzanan iki kapalı sulama hattı inşa edildi.
CTP borularla yapılan bu hatların teknik olarak yüksek basınca dayanıklı olması gerektiğini belirten Ateş, ancak boruların yaklaşık 10 barlık basınçta dahi patladığının ifade edildiğini söyledi.
Sık sık meydana gelen boru patlamaları nedeniyle sulama suyunun tarlalara ulaşmadan boşa aktığını belirten Ateş, üreticilerin haftalardır ürünlerini sulayamadığını ve birçok tarım arazisinde kuruma tehlikesinin yaşandığını iddia etti.
"Çiftçiden Sulama Ücreti Alınıyor Ama Su Verilemiyor"
Devlet Su İşleri'nin kartlı sulama sistemi üzerinden üreticilerden yüksek miktarlarda sulama ücreti tahsil ettiğini ifade eden Ünal Ateş, buna karşın çiftçilere yeterli su ulaştırılamadığını savundu.
Üreticilerin yüz binlerce liralık sulama bedeli ödemesine rağmen hizmet alamadığını söyleyen Ateş, yaşanan mağduriyetin bir an önce giderilmesi gerektiğini belirtti.
DSİ'ye Sorunların Çözülmesi Çağrısı
CHP İl Başkanı Ünal Ateş, sulama altyapısındaki arızaların kalıcı olarak giderilmesi ve çiftçilerin mağduriyetinin sona erdirilmesi için yetkililerin acil adım atması gerektiğini ifade etti.
Bölgedeki üreticilerin en önemli geçim kaynağının tarım olduğunu vurgulayan Ateş, sulama sistemindeki aksaklıkların devam etmesi halinde hem ürün kaybının hem de ekonomik zararın daha da büyüyeceğini söyledi.



