Davanın tek tutuklu sanığı olan eski AK Parti Dulkadiroğlu İlçe Başkanı ve müteahhit Şahin Avşaroğlu, adli kontrol şartıyla tahliye edildi.
42 Kişi Yaşamını Yitirmiş, 17 Kişi Yaralanmıştı
42 kişinin hayatını kaybettiği, 17 kişinin ise yaralandığı felakete ilişkin yürütülen yargı sürecinde; projenin müteahhidi, statik proje müellifi ve şantiye şefi konumunda bulunan Şahin Avşaroğlu tutuklu olarak yargılanıyordu.
Mahkemeden Ev Hapsi ve Yurt Dışı Çıkış Yasağı Kararı
Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığın tutukluluk durumunu incelediği değerlendirme toplantısında tahliye kararı verdi. Mahkemenin gerekçeli kararında şu detaylar öne çıktı:
"Sanık Şahin Avşaroğlu'nun tutuklulukta geçen süresi, kovuşturmanın bulunduğu aşama, mevcut delil durumu, bilirkişi raporunda belirtilen kusur durumları, tutuklamanın koruma tedbiri oluşu ve her koruma tedbirinde olduğu gibi orantılı şekilde uygulanmasının gerekmesi hususları dikkate alınarak tahliyesine, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal salıverilmesi için Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, kovuşturmanın bulunduğu aşama dikkate alınarak sanık hakkında konutunu terk etmemek ve yurt dışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmiştir."
Kararla birlikte, davanın en kritik sanığı olan Avşaroğlu’nun yargılanmasına ev hapsi ve yurt dışı çıkış yasağı tedbirleriyle devam edilecek.
EMSAL HESABI 8 KAT, İMAR İZNİ 15 KAT
Konya Teknik Üniversitesi’nden 6 kişilik bilirkişi heyeti ise incelemelerini tamamlayarak hazırladığı bilirkişi raporunu 7 Haziran’da 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi.
Dava dosyasına giren 54 sayfalık bilirkişi raporunun sonuç kısmında ruhsat aşamasından yapımına kadar tespit edilen eksiklikler ve usulsüzlükler 27 madde halinde sıralandı.
Raporda statik proje müellifi, müteahhit, yapı denetim firması ve jeoloji mühendisinin asli kusurlu, jeofizik mühendisi, belediye proje kontrol birimi ve taşıyıcı sistemden sorumlu şantiye şefinin ise tali kusurlu olduğu belirtildi.
Ruhsata göre bodrum, zemin, asma, 14 normal kat ve çatı katı olmak üzere 16 kattan oluşan binanın ruhsatının 30 Eylül 2017 tarihinde alındığı, imar durum belgesinde yol üstü kat sayısının ve emsal hesabının 8 kat olduğu ifade edilerek, şöyle denildi:
“Ancak dosyadaki imar durum belgesinde 14 Nisan 2016 tarihli meclis kararına atıf yapılmakta ilgili kararda ise ‘Site yapılmasını teşvik etmek amacıyla parsel büyüklüğü 10 bin metrekare ve üzeri olan konut ve karma kullanım tanımlı parsellerde emsal değeri yüzde 10 artırılıp maksimum 12 kat olarak uygulanır. 31 Aralık 2016 tarihine kadar inşaat ruhsatı alanlar için maksimum 15 kat olarak uygulanır’ ifadesi ile kat sayısının 15’e kadar çıkarıldığı görülmektedir.
Bad-ı Saba Konutları ise tapu alanı 12 bin 864 metrekare olmakla birlikte 30 Eylül 2017 ruhsat tarihi itibarıyla bu kapsama girmemektedir. Dulkadiroğlu Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün 25 Eylül 2023 tarihli yazısında Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 11 Nisan 2017 tarihinde onaylanan imar planı 3’ün bölüm özel hükümlerde ’31 Aralık 2016 tarihi itibarıyla imar çapı olarak yapı ruhsatına müracaat eden parseller için 30 Haziran 2017 tarihine kadar maksimum 15 kat olarak uygulanır’ şeklinde düzenleme yapıldığı belirtilmektedir.
Bad-ı Saba Konutları’nın bulunduğu parsel için imar durum belgesi düzenleme tarihi ise 29 Aralık 2016’dır. Dolayısıyla yapılan değişiklikle kısa bir zaman aralığına özel 15 Kat imar izni verildiği ve Bad-ı Saba Konutları’nın bu durumdan faydalandığı anlaşılmakla birlikte konu hukuki olduğundan teknik heyetin uzmanlık alanı dışındadır.”
“ÇÖKME SEBEBİ, YETERLİ MÜHENDİSLİK HİZMETİ ALAMAMASI”
Raporun devamında taşıyıcı sistem elemanlarında etriye kancalarının yönetmeliğe aykırı şekilde yapıldığı, zemin etüdünde sondajın 35-38 metre civarında yapılması gerekirken 15 metre yapıldığı ve zemin etüdü raporunda gevşek yapıdaki kumlu çakıl birimlerinin kaya zemin gibi değerlendirildiği ve bu yapılan yanlış değerlendirmelerden dolayı parselde temel altı zemin ortamında güçlendirme ve iyileştirme çalışmalarına gerek duyulmadığının anlaşıldığı belirtilerek, binaların yıkılma sebebi şöyle açıklandı:
“Deprem sırasında yapının göçmesine, binanın projelendirilmesi aşamasında özellikle zemin etütleri kapsamında yapısal performansı etkileyen kusurların bulunmamasının, tarafımıza gönderilen bazı enkaz görüntülerindeki donatı detayları açısından inşası sırasında yeterli mühendislik hizmeti alamamış olmasının ve genellikle yamaç molozu şeklinde nitelendirilebilecek zemin profili üzerinde gerekli zemin iyileştirme çalışmaları yapılmadan yapının inşa edilmesinin neden olabileceği düşünülmektedir.”