Verilere göre, ülkemizde ortalama her altı yılda bir büyüklüğü 7 ve üzeri, her yıl ise en az iki adet 6 ve üzeri deprem meydana geliyor. Ne yazık ki bu depremler, her seferinde ciddi can ve mal kayıplarına yol açıyor.
Türkiye genelinde her yıl ortalama 25 bin civarında deprem yaşanırken, 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerin ardından artçı sarsıntıların yoğunluğu dikkat çekti. Buna göre; 2023 yılında 74 bin 232, 2024 yılında ise 31 bin 890 deprem kaydedildi. Bu rakamlar, Türkiye’nin depremselliğini açıkça ortaya koyarken, asıl dikkat çeken nokta ise bunca tecrübeye rağmen halen kaçak yapıların varlığı.
Uzmanlar, 6 Şubat depremleri öncesinde kentsel dönüşüm sürecinde yapılan uygulama hataları ile kaçak yapıları yasallaştıran imar affının, deprem sonrası yaşanan yıkımı daha da artırdığına dikkat çekiyor. Risk azaltma planlarının kâğıt üzerinde kalmasının, binlerce insanın hayatına mal olduğu vurgulanıyor. Bu kapsamda, Kahramanmaraş’ta 39 bin, depremin yıktığı 10 il genelinde ise toplam 295 bin yapının imar affından yararlandığı belirtiliyor.
Üç Yıl Geçti, Değişen Bir Şey Yok
Kahramanmaraş depremlerinin üzerinden neredeyse üç yıl geçti. Ancak geçen zaman, bazı kesimler için hiçbir şeyi değiştirmedi. Depremde kefensiz yan yana dizilen cenazeler, kayıp olan insanlar ve yaşanan büyük acıların, halen ders olmadığı kaçak yapılarla ortaya çıkıyor. Kent genelinde kaçak yapılaşmanın hâlâ cazibesini koruduğu ve bu yönde ciddi bir artış yaşandığı dile getiriliyor.
Depreme dayanıklı ve güvenli yapı üretiminin temel şartları arasında doğru zemin analizi, zemin yapısına uygun projelendirme ve projelere bağlı, kesintisiz denetim yer alıyor. İnşaat ruhsatı ve iskan izni bulunmayan yapılarda bu unsurların büyük ölçüde göz ardı edildiği, bunun da can ve mal güvenliğini ciddi şekilde riske attığı biliniyor.
Kahramanmaraş’ta kamu kurumları harekete geçmeli
Bu çerçevede Kahramanmaraş Valiliği başta olmak üzere, tüm Kaymakamlıklara, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi’ne, ilçe belediyelerine, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne ve Organize Sanayi Bölgeleri Müdürlüklerine büyük iş düşüyor. Toplum sağlığını ve can güvenliğini tehlikeye atan, doğa olaylarının afete dönüşmesine neden olan kaçak ve mevzuata aykırı yapılaşmanın önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınması, izinsiz inşai faaliyetlerde bulunanlar hakkında caydırıcı cezai işlemlerin uygulanması ve bu konuda ivedilikle harekete geçilmesi gerekiyor.
Acı Bir Örnek: Kaçak Katlı Reyyan Apartmanı
6 Şubat depremlerinde Kahramanmaraş’ta yıkılarak 52 kişinin hayatını kaybettiği Reyyan Apartmanı, kaçak yapılaşmanın nelere yol açabileceğinin en acı örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı.
Bilirkişi raporlarında, binada kaçak kat bulunduğu tespit edildi. Yapılan değerlendirmelere göre, söz konusu kaçak kat binaya ilave 6 ila 8 ton yük bindirdi, bu durum binanın statik sistemini tamamen bozdu ve bina çökerek 52 kişiye mezar oldu. Reyyan Apartmanı gibi kentte çok sayıda kaçak yapı depremde çöktü.
Kılavuzlu Kıyılarını gündeme getirmiştik!
Daha önce de gündeme getirdiğimiz Kılavuzlu Barajı kıyılarındaki kaçak yapılaşma sorunu ise hâlâ çözüm bekliyor. 2025 yılı içerisinde yaptığımız haberde, bölgedeki kaçak yapılaşmayı kamuoyunun dikkatine sunmuştuk.
Son yıllarda Kahramanmaraş’ta özellikle Kılavuzlu Barajı’nın kıyı şeridinde, doğaya ve mevzuata aykırı şekilde inşa edilen lüks villalar ve yazlık tipi kaçak yapılar dikkat çekiyor. Kıyı Kanunu’na göre bu alanlarda yapılaşma kesin olarak yasak olmasına rağmen, göl kıyısına sıfır konumda yükselen, özel iskeleleri, yürüyüş yolları, geniş bahçeleri ve modern mimarileriyle öne çıkan yapıların nasıl inşa edildiği kamuoyunda soru işaretlerine neden oluyor.
Baraj çevresinde adeta yeni bir kaçak yerleşim alanı oluştuğu, artan inşaat faaliyetlerinin doğal peyzajı ve ekosistemi tehdit ettiği ifade edilirken, bu durum “kaçak yapılaşmada lüks örnek” yorumlarına yol açıyor. Aradan geçen zamana rağmen bölgede herhangi bir somut adım atılmadığına dikkat çekiliyor.
Vali Ünlüer: “Asla Taviz Vermeyeceğiz” Demişti
Kahramanmaraş İl Koordinasyon Kurulu’nun 2025 yılı ikinci dönem toplantısında, Vali Mükerrem Ünlüer başkanlığında, kamu kurumları ve yerel yönetim temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilmişti.
Toplantıda kaçak yapılaşma konusuna özellikle değinen Vali Ünlüer, orman arazilerine yapılan kaçak yapıların tamamının yıkılacağını vurgulayarak, “Bu konuda asla taviz vermeyeceğiz” ifadelerini kullanmıştı. Ünlüer, yasal süreçlerin kararlılıkla işletileceğinin altını çizmişti.
Ancak kamuoyunda şu soru hâlâ yanıt bekliyor: O tarihten bugüne kadar kent genelinde kaç adet kaçak yapı yıkıldı?