Karakoç, anlaşmanın yalnızca teknik bir yatırım metni olmadığını, Türkiye’nin enerji vizyonunu güçlendiren stratejik bir adım olduğunu söyledi.
Genel Kurul’da söz alan Karakoç, enerji konusunun artık sadece üretim ve tüketim meselesi olmadığını belirterek, enerji güvenliğinin milli egemenlik ve bağımsızlıkla doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti. Küresel enerji krizleri ve jeopolitik risklere dikkat çeken Karakoç, Türkiye’nin bu alanda güçlü ve bağımsız bir yapı kurması gerektiğini vurguladı.
“Enerji, Milli Güvenliğin Temel Unsuru”
Konuşmasında enerji kaynaklarına erişimin ülkelerin geleceğini belirlediğini dile getiren Karakoç, Türkiye’nin yenilenebilir ve yerli kaynaklara dayalı üretim kapasitesini artırmasının önemine değindi. Enerjinin artık stratejik bir güç unsuru haline geldiğini ifade eden Karakoç, Türkiye’nin bu alanda dışa bağımlılığı azaltacak politikalar geliştirmesi gerektiğini söyledi.
5 Bin Megavatlık Yenilenebilir Enerji Hedefi
Suudi Arabistan ile imzalanan anlaşma kapsamında Türkiye’de toplam 5 bin megavat kurulu güce ulaşacak güneş ve rüzgâr enerjisi projelerinin planlandığı bilgisi paylaşıldı. İlk etapta Sivas ve Karaman-Taşeli bölgelerinde 1000’er megavatlık iki büyük güneş enerjisi santralinin hayata geçirilmesi hedefleniyor.
Projelerin dış finansman modeliyle yürütülecek olması, Türkiye’nin yatırım çekme kapasitesine duyulan güvenin göstergesi olarak değerlendiriliyor.
“Enerjide Bağımsızlık Stratejik Hedef”
Karakoç, Türkiye’nin enerji politikalarının uzun vadeli ve sürdürülebilir bir perspektifle şekillendirilmesi gerektiğini belirterek, yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılmasının hem arz güvenliğine hem de ekonomik bağımsızlığa katkı sağlayacağını ifade etti.
Konuşmasının sonunda anlaşmanın Türkiye’nin enerji dönüşümüne önemli katkı sunacağını belirten Karakoç, düzenlemenin ülke adına hayırlı olması temennisinde bulundu.