<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>ede TV</title>
    <link>https://www.edetv.com.tr</link>
    <description>Maraş Haber ve son dakika Kahramanmaraş haberleri, güncel haberler, Kahramanmaraşspor ve İstiklalspor haberleri, bölgesel ve yerel haberleri ede TV'de.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.edetv.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 22 May 2026 20:14:44 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.edetv.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Hipertansiyon, Dünya Genelinde Milyonlarca Kişiyi Etkileyen Ciddi Sağlık Sorunu!]]></title>
      <link>https://www.edetv.com.tr/hipertansiyon-dunya-genelinde-milyonlarca-kisiyi-etkileyen-ciddi-saglik-sorunu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.edetv.com.tr/hipertansiyon-dunya-genelinde-milyonlarca-kisiyi-etkileyen-ciddi-saglik-sorunu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı’nda görev yapan Uzm. Dr. Beyhan Tiryaki, hipertansiyonun dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkileyen ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen önemli bir hastalık olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzm. Dr. Tiryaki, “Dirençli hipertansiyon ise uygun yaşam tarzı değişikliklerine ve birden fazla tansiyon ilacı kullanılmasına rağmen tansiyonun halâ yüksek seyretmesi durumudur” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü nedeniyle açıklamalarda bulunan Uzm. Dr. Tiryaki, dirençli hipertansiyonun özellikle “Doktorun verdiği üç farklı tansiyon ilacını düzenli kullanıyorum ancak tansiyonum yine de düşmüyor” diyen kişilerde görülebildiğini belirtti.</p>

<p>Normal şartlarda tansiyonun ilaçlarla kontrol altına alınabildiğini ifade eden Uzm. Dr. Tiryaki, “Ancak bazı kişilerde tansiyon sürekli 140/90 mmHg’nin üzerinde seyrediyor, gün içinde sık sık yükseliyor ve ilaçlara rağmen düşmüyorsa bu durum ‘dirençli hipertansiyon’ olarak tanımlanır” diye konuştu.</p>

<p><strong>DİRENÇLİ HİPERTANSİYONUN GÖRÜLME NEDENLERİ</strong></p>

<p>Dirençli hipertansiyonun birçok nedeni olabileceğini ifade eden Uzm. Dr. Tiryaki, en sık karşılaşılan nedenlerini şöyle sıraladı:</p>

<p>1. İlaçların düzensiz veya yanlış kullanılması</p>

<p>2. Fazla tuz tüketimi</p>

<p>3. Böbrek hastalıkları</p>

<p>4. Hormon bozuklukları</p>

<p>5. Uyku apnesi (gece nefes durması)</p>

<p>6. Kullanılan bazı ilaçlar</p>

<p><strong>DİRENÇLİ HİPERTANSİYON NEDEN TEHLİKELİDİR?</strong></p>

<p>Uzun süre yüksek seyreden tansiyonun organlara zarar verdiğini belirten Uzm. Dr. Tiryaki, yüksek tansiyonun etkilerini şu şekilde özetledi:</p>

<p>· Kalbi yorar; kalp büyümesi ve kalp yetmezliğine yol açabilir.</p>

<p>· Beyni etkiler; felç ve beyin kanaması riskini artırır.</p>

<p>· Böbrek fonksiyonlarını bozarak böbrek yetmezliğine neden olabilir.</p>

<p>· Göz sağlığını etkileyerek görme kaybına yol açabilir.</p>

<p>· Damar sertliğine neden olabilir.</p>

<p><strong>DİRENÇLİ HİPERTANSİYONDA NE YAPILMALI?</strong></p>

<p>Uzm. Dr. Tiryaki, dirençli hipertansiyon durumunda dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı:</p>

<p><strong>1.</strong><strong> </strong>Tansiyon ölçümünün doğru yapılıp yapılmadığı kontrol edilmeli.</p>

<p><strong>2.</strong><strong> </strong>Kullanılan ilaçlar yeniden değerlendirilmeli.</p>

<p><strong>3.</strong><strong> </strong>Yaşam tarzı değişiklikleri uygulanmalı.</p>

<p><strong>4.</strong><strong> </strong>Altta yatan hastalıklar araştırılmalı.</p>

<p>Hasta bilgilendirmesinin önemine vurgu yapan Uzm. Dr. Tiryaki, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Tansiyonun kontrol altına alınamamasının nedeni yalnızca ilaçlar değildir. Tuz tüketimi, kilo, böbrek sağlığı, hormonlar ve uyku düzeni de tansiyonu etkiler. Tüm bu faktörlerin birlikte değerlendirilmesiyle tansiyon kontrol altına alınabilir.</p>

<p>Sonuç olarak dirençli hipertansiyon, çoğu zaman nedeni belirlendiğinde uygun tedaviyle kontrol altına alınabilen bir durumdur. Umutsuz bir tablo değildir ancak sabır ve düzenli takip gerektirir.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.edetv.com.tr/hipertansiyon-dunya-genelinde-milyonlarca-kisiyi-etkileyen-ciddi-saglik-sorunu</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://edetvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/edetv-com-tr/uploads/2026/05/uzm-dr-beyhan-tiryaki.jpg" type="image/jpeg" length="65357"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahar Mevsiminde Astım ve Alerjik Hastalıklara Dikkat!]]></title>
      <link>https://www.edetv.com.tr/bahar-mevsiminde-astim-ve-alerjik-hastaliklara-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.edetv.com.tr/bahar-mevsiminde-astim-ve-alerjik-hastaliklara-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’nda görev yapan Uzm. Dr. Haşim Karakuş, polen yoğunluğunun arttığı bahar mevsiminde astım ve alerjik hastalıklara bağlı şikâyetlerin de artış gösterdiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle polenlerin havada yoğun olarak bulunduğu bu günlerde dikkatli olmanın, hastalık kontrolü açısından büyük önem taşıdığını belirten Uzm. Dr. Karakuş, bahar mevsiminde şikayetlerin artma nedenlerini şöyle sıraladı:</p>

<p>“Ağaç, çimen ve yabani ot polenleri bahar aylarında hızla artmaktadır. Bu polenler solunum yollarına girerek bağışıklık sistemini uyarır ve hassas bireylerde öksürük, nefes darlığı, hırıltı, burun akıntısı ve gözlerde kaşıntı gibi şikâyetlere yol açar.”</p>

<p>KİMLER RİSK ALTINDA?</p>

<p>Uzm. Dr. Karakuş, risk gruplarını şöyle özetledi:</p>

<p>“- Astım hastaları,</p>

<p>- Alerjik rinit (Saman nezlesi) olan bireyler,</p>

<p>- Ailesinde alerji öyküsü bulunan çocuklar,</p>

<p>- Daha önce polen alerjisi tanısı almış kişiler.”</p>

<p>NELERE DİKKAT EDİLMELİ?</p>

<p>Uzm. Dr. Karakuş, dikkat edilmesi gerekenler konusunda şu bilgileri paylaştı:</p>

<p>“- Polen yoğunluğunun yüksek olduğu sabah saatlerinde dışarı çıkmamaya özen gösterin,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>- Dışarıdan geldikten sonra kıyafetlerinizi değiştirin ve mümkünse duş alın,</p>

<p>- Ev ve araba pencerelerini kapalı tutun,</p>

<p>- Maske kullanımı polen temasını azaltabilir,</p>

<p>- Ev temizliğinde HEPA filtreli süpürgeler tercih edilebilir.”</p>

<p>TEDAVİ VE TAKİP ÖNEMLİ</p>

<p>“Astım ve alerjik hastalığı olan bireyler ilaçlarını düzenli kullanmalı, doktor kontrolü olmadan tedavilerini kesmemelidir” diyen Uzm. Dr. Karakuş, gerekli durumlarda koruyucu tedavilerin bahar başlamadan önce planlanması gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>ÇOCUKLARDA DAHA DİKKATLİ OLUNMALI</p>

<p>Çocukların alerjenlere karşı daha hassas olabileceğini kaydeden Uzm. Dr. Karakuş, “Özellikle gece öksürüğü, eforla nefes darlığı ve sık üst solunum yolu enfeksiyonu geçiren çocuklar açısından değerlendirme önemlidir” dedi.</p>

<p>NE ZAMAN DOKTORA BAŞVURMALI?</p>

<p>Uzm. Dr. Karakuş, doktora ne zaman başvurulması gerektiği ile ilgili şu bilgileri verdi:</p>

<p>“- Nefes darlığında artış,</p>

<p>- Gece uykudan uyandıran öksürük,</p>

<p>- İnhaler ilaçlara rağmen rahatlamama,</p>

<p>- Sık acil başvuru gereksinimi.”</p>

<p>Astım ve alerjik hastalıkların doğru tedavi ve önlemlerle kontrol altına alınabildiği söyleyen Uzm. Dr. Karakuş, “Baharın keyfini sağlıklı bir şekilde çıkarabilmek için belirtilerinizi ciddiye alın ve gerekli önlemleri ihmal etmeyin” diye konuştu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.edetv.com.tr/bahar-mevsiminde-astim-ve-alerjik-hastaliklara-dikkat</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://edetvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/edetv-com-tr/uploads/2026/05/uzm-dr-hasim-karakus.jpg" type="image/jpeg" length="92488"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SANKO’lu Uzman “Çocukların Sağlıklı Gelişimi, Toplumsal Bir Sorumluluktur”]]></title>
      <link>https://www.edetv.com.tr/sankolu-uzman-cocuklarin-saglikli-gelisimi-toplumsal-bir-sorumluluktur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.edetv.com.tr/sankolu-uzman-cocuklarin-saglikli-gelisimi-toplumsal-bir-sorumluluktur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SANKO Üniversitesi Hastanesi Uzm. Psikoloğu Gizem Başkılıç Turan, “Çocukların sağlıklı gelişimi, yalnızca bireysel değil aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>‘Riskli çocuk’ kavramının, çoğu zaman yanlış yorumlandığını söyleyen Uzm. Psikolog Turan, “Riskli çocuk, doğuştan tehlikeli olan değil; gelişim sürecinde çeşitli biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin etkisiyle duygusal ve davranışsal zorluklar yaşama ihtimali artmış çocuğu ifade eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Riskli çocukların toplumda farklı şekillerde karşımıza çıkabildiğini belirten Uzm. Psikolog Turan şöyle devam etti:</p>

<p>“Bazı çocuklar aşırı öfkeli, saldırgan ya da kurallara karşı gelme eğiliminde olabilirken; bazıları da içe kapanık, kaygılı, yalnız ve görünmez kalmayı tercih edebilir. Bu çocukların ortak noktası, duygularını düzenlemekte zorlanmaları, yaşadıkları zorluklar karşısında esnek davranamaması ve sağlıklı baş etme becerilerinin yeterince gelişmemiş olmasıdır.”</p>

<p>Anne-baba ve öğretmenler için erken farkındalığın oldukça önemli olduğuna vurgu yapan Uzm. Psikolog Turan, şu bilgileri paylaştı:</p>

<p>“Çocukta hızlı ve anlamsız davranış değişiklikleri, yoğun öfke patlamaları, arkadaş ilişkilerinde bozulma, okuldan kaçınma, akademik başarıda düşüş, kuralları sürekli ihlal etme ya da aşırı içe kapanma gibi belirtiler dikkatle izlenmelidir. Özellikle şiddet içerikli konuşmalar, kendine veya başkalarına zarar verme ifadeleri mutlaka ciddiye alınmalıdır.</p>

<p>Bu durumların ortaya çıkmasında tek bir neden yoktur. Aile içi çatışmalar, ihmal ya da tutarsız ebeveyn tutumları, travmatik yaşantılar, akran zorbalığı, dijital içeriklere kontrolsüz maruz kalma ve bazı nörogelişimsel ya da psikiyatrik yatkınlıklar bu süreci etkileyebilir. Yani çocuk davranışı, çoğu zaman çevresel ve duygusal birikimlerin bir yansımasıdır.”</p>

<p>RİSKLİ ÇOCUKLARDA GÖRÜLEBİLECEK BELİRTİLER</p>

<p>Riskli olarak değerlendirilen çocuklarda sıklıkla görülebilecek belirtilerin dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), davranım bozukluğu, karşıt olma-karşı gelme bozukluğu ya da travma sonrası stres olduğunu kaydeden Uzm. Psikolog Turan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Ancak burada önemli olan, çocuğu bir tanıya indirgemek değil; bütüncül bir değerlendirme yapmaktır. Bu süreçte bir çocuk ve ergen psikiyatristi ile birlikte kapsamlı bir değerlendirme yapılması önemlidir.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>RİSKLİ ÇOCUKLARIN TEDAVİ VE DESTEK SÜRECİ</p>

<p>Riskli çocuklarda tedavi ve destek sürecinin çocuğun ihtiyacına göre planlandığını kaydeden Uzm. Psikolog Turan, şunları kaydetti:</p>

<p>“Psikoeğitim, oyun terapisi, bilişsel davranışçı yaklaşımlar, aile danışmanlığı ve gerektiğinde çocuk psikiyatrik değerlendirme süreci, müdahalenin temel yapı taşlarını oluşturur. Aileyle iş birliği içinde ilerlemek, en güçlü koruyucu faktörlerden biridir. Çünkü çocuk, değişimi en çok güvenli ve destekleyici ilişkiler içinde öğrenir.”</p>

<p>RİSKLİ ÇOCUKLARA NASIL YARDIMCI OLABİLİRİZ?</p>

<p>Uzm. Psikolog Turan, riski çocuklara yardımcı olmak için yapılabileceklerle ilgili olarak şunları söyledi:</p>

<p>“Öncelikle yargılamak yerine anlamaya çalışmak gerekir. ‘Neden böyle davranıyor?’ sorusu yerine ‘Bu çocuk ne yaşıyor?’ sorusunu sormak çok daha kapsayıcıdır. Sınır koyarken aynı zamanda duygusal destek sunmak, tutarlı ve güvenli bir ilişki kurmak ve çocuğun kendini ifade edebileceği alanlar oluşturmak büyük önem taşır.</p>

<p>Destek almak için rehberlik servisleri, çocuk psikologları, çocuk ve ergen psikiyatrisi birimleri ve aile danışmanlık merkezlerine başvurulabilir. Erken müdahale, riskli davranışların kalıcı hale gelmesini önlemede kritik rol oynar.</p>

<p>Unutulmamalıdır ki her çocuk anlaşılmaya, görülmeye ve doğru destekle yeniden yön bulmaya ihtiyaç duyar. Riskli çocukları dışlamak değil, onlara ulaşmak toplum olarak en büyük sorumluluğumuzdur.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.edetv.com.tr/sankolu-uzman-cocuklarin-saglikli-gelisimi-toplumsal-bir-sorumluluktur</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://edetvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/edetv-com-tr/uploads/2026/05/gizem-baskilic-turan-2.jpg" type="image/jpeg" length="70081"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hantavirüs Nedir, Öldürür mü? Türkiye’de Hantavirüs Vakası Var mı?]]></title>
      <link>https://www.edetv.com.tr/hantavirus-nedir-oldurur-mu-turkiyede-hantavirus-vakasi-var-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.edetv.com.tr/hantavirus-nedir-oldurur-mu-turkiyede-hantavirus-vakasi-var-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dönemde arama motorlarında sıkça sorgulanan Hantavirüs, kemirgenler aracılığıyla yayılan ve ciddi sağlık komplikasyonlarına yol açabilen bir enfeksiyon türü olarak dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vatandaşlar, "Hantavirüs ölümcül mü?" ve "Türkiye'de risk var mı?" sorularına yanıt ararken, uzmanlar virüsün yayılma şekli ve pandemi potansiyeli hakkında önemli açıklamalarda bulunuyor.</p>

<h3><strong>Hantavirüs Ölümcül mü? Hangi Organları Etkiliyor?</strong></h3>

<p>Hantavirüs, basit bir enfeksiyon gibi başlasa da ilerleyen evrelerde oldukça tehlikeli bir hal alabiliyor. Virüsün vücuttaki seyri iki ana başlıkta toplanıyor:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p><strong>Hantavirüs Pulmoner Sendrom (HPS):</strong> Akciğerleri etkileyerek ağır solunum yetmezliğine neden olur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kanamalı Ateşle Seyreden Böbrek Sendromu (HFRS):</strong> Şiddetli böbrek yetmezliği ve iç kanamalara yol açabilir.</p>
 </li>
</ol>

<p>Erken teşhis edilmediğinde ve bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde bu tablo <strong>ölümcül</strong> sonuçlar doğurabilmektedir. Özellikle ateş, şiddetli kas ağrısı, halsizlik ve nefes darlığı gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması hayati önem taşıyor.</p>

<h3><strong>Hantavirüs İnsandan İnsana Bulaşır mı?</strong></h3>

<p>En çok merak edilen konulardan biri olan "insandan insana bulaşma" ihtimali hakkında uzmanlar rahatlatıcı bilgiler veriyor. Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ali Öktem’in de vurguladığı üzere, Hantavirüs <strong>insandan insana bulaşan bir virüs değildir.</strong> Bu özelliği nedeniyle koronavirüs (COVID-19) gibi küresel bir pandemiye yol açması beklenmemektedir. Enfeksiyon, doğrudan kemirgenlerden insanlara geçiş yapmaktadır.</p>

<h3><strong>Hantavirüs Nasıl Bulaşır?</strong></h3>

<p>Virüsün temel kaynağı fare ve sıçan gibi kemirgenlerdir. Bulaşma yolları ise şu şekildedir:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kemirgenlerin idrar, dışkı veya tükürüklerinin kurumasıyla havaya karışan zerreciklerin <strong>solunması</strong>,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Enfekte olmuş kemirgen atıklarına temas ettikten sonra ellerin ağza veya göze götürülmesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nadir de olsa kemirgen ısırıkları.</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Türkiye’de Hantavirüs Var mı?</strong></h3>

<p>Türkiye, Hantavirüs ile ilk kez <strong>2009 yılının Şubat ayında</strong> tanıştı. İlk vakaların Zonguldak ve Bartın bölgesinde görülmesinin ardından, Karadeniz Bölgesi başta olmak üzere sınırlı sayıda vaka rapor edilmiştir. Ülkemizde görülen vakalar genellikle kemirgen popülasyonunun yoğun olduğu kırsal alanlarla ilişkilendirilmiştir. Şu an için Türkiye genelinde yaygın bir salgın durumu söz konusu olmasa da, özellikle tarım ve hayvancılıkla uğraşanların hijyen kurallarına dikkat etmesi öneriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.edetv.com.tr/hantavirus-nedir-oldurur-mu-turkiyede-hantavirus-vakasi-var-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 12:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://edetvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/edetv-com-tr/uploads/2026/05/hantavirus.jpg" type="image/jpeg" length="90343"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş Tabip Odası’nda 4’e 3’lük dağılım]]></title>
      <link>https://www.edetv.com.tr/kahramanmaras-tabip-odasinda-4e-3luk-dagilim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.edetv.com.tr/kahramanmaras-tabip-odasinda-4e-3luk-dagilim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş Tabip Odası’nda dün başlayan genel kurul süreci, bugün gerçekleştirilen seçimlerle tamamlandı. Çarşaf liste yöntemiyle yapılan seçimlerde iki adayın listesi de yönetime girmeyi başarırken, yeni yönetim kurulunda 4’e 3’lük bir dağılım oluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Kahramanmaraş Tabip Odası, olağan genel kurul toplantıları kapsamında yeni yönetimini belirledi. İki gün süren genel kurul sürecinin ardından bugün sandık başına giden delegeler, önümüzdeki dönemde odayı yönetecek isimleri seçti.</h1>

<h1>Yüksek Katılımlı Seçim</h1>

<p>Seçimde toplam 4 sandık kurulurken, kayıtlı delege sayısı 1063 olarak açıklandı. Sandıklara giden delege sayısı 464 olurken, kullanılan oylardan 3’ü geçersiz sayıldı. Bu rakamlar, odanın siyasi yaşamına gösterilen ilginin oldukça yüksek olduğunu ortaya koydu.</p>

<p><img alt="3C11Cfe2 B154 4113 85A9 531F8D50B726" class="detail-photo img-fluid" height="1068" src="https://edetvcomtr.teimg.com/edetv-com-tr/uploads/2026/05/3c11cfe2-b154-4113-85a9-531f8d50b726.jpg" width="1600" /></p>

<h1>İki Liste Yarıştı, İkisi de Kazandı</h1>

<p>Seçimlerde iki aday öne çıktı: <strong>Uzm. Dr. Mehmet Akif Sarıca</strong> ve <strong>Prof. Dr. Cengiz Dilber</strong>. Her iki adayın da kendi listeleriyle yarıştığı seçimde, çarşaf liste sistemi uyarınca seçmenler her iki listeden farklı isimlere oy kullanabildi.</p>

<p>Bu sistemin bir sonucu olarak, iki listenin adayları da yönetim kurulunda yer bulmayı başardı. Yapılan sıralamaya göre en yüksek oyu alan 7 isim, yeni yönetim kuruluna girdi.</p>

<h1>Yeni Yönetim Kurulu Üyeleri ve Aldıkları Oy Sayıları</h1>

<p>Seçim sonuçlarına göre yönetim kuruluna giren 7 üye ve oy dağılımı şu şekilde gerçekleşti:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <td>
   <p>Sıra</p>
   </td>
   <td>
   <p>İsim</p>
   </td>
   <td>
   <p>Oy Sayısı</p>
   </td>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p>1</p>
   </td>
   <td>
   <p>Mehmet Akif Sarıca</p>
   </td>
   <td>
   <p>267</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>2</p>
   </td>
   <td>
   <p>Ali Erdal Karakaya</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
   </td>
   <td>
   <p>257</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>3</p>
   </td>
   <td>
   <p>İdiris Altun</p>
   </td>
   <td>
   <p>254</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>4</p>
   </td>
   <td>
   <p>Hacı Ali Genç</p>
   </td>
   <td>
   <p>240</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>5</p>
   </td>
   <td>
   <p>Cengiz Dilber</p>
   </td>
   <td>
   <p>235</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>6</p>
   </td>
   <td>
   <p>Halil Kahveci</p>
   </td>
   <td>
   <p>235</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>7</p>
   </td>
   <td>
   <p>Tuğrul Sevim</p>
   </td>
   <td>
   <p>224</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h1>Liste Bazında Dağılım: 4’e 3</h1>

<p>Yönetim kurulunda liste bazında yapılan değerlendirmede:</p>

<p>· <strong>Uzm. Dr. Mehmet Akif Sarıca’nın listesinden</strong> 4 üye seçildi: Mehmet Akif Sarıca, İdiris Altun, Halil Kahveci, Tuğrul Sevim</p>

<p>· <strong>Prof. Dr. Cengiz Dilber’in listesinden</strong> 3 üye seçildi: Ali Erdal Karakaya, Hacı Ali Genç, Cengiz Dilber</p>

<p>Bu tabloyla birlikte Sarıca’nın listesi yönetimde çoğunluğu elde etmiş oldu.</p>

<p><img alt="Ad8Abe8F 21F4 4Fad Aed2 E1293Acc1B76" class="detail-photo img-fluid" height="1068" src="https://edetvcomtr.teimg.com/edetv-com-tr/uploads/2026/05/ad8abe8f-21f4-4fad-aed2-e1293acc1b76.jpg" width="1600" /></p>

<h1>Diğer Adayların Oy Dağılımı</h1>

<p>Her iki listede yer alan diğer adayların aldıkları oylar ise şöyle gerçekleşti:</p>

<p><strong>Mehmet Akif Sarıca listesi:</strong></p>

<p>· Zehra Sevinç Cüce: 209 oy</p>

<p>· Orhan Sünbül: 214 oy</p>

<p>· İsmail Demir: 217 oy</p>

<p><strong>Cengiz Dilber listesi:</strong></p>

<p>· Ayşegül Bal: 200 oy</p>

<p>· Merve Emlik: 205 oy</p>

<p>· Ejder Seçkiner: 188 oy</p>

<p>· Mustafa Cerit: 209 oy</p>

<h1>Başkanlık İçin Gözler İlk Toplantıda</h1>

<p>Seçimle belirlenen yeni yönetim kurulu, önümüzdeki günlerde yapacağı ilk toplantıda kendi içinden başkanı seçecek. Yönetimde 4’e 3’lük çoğunluğu elinde bulunduran Mehmet Akif Sarıca’nın listesinin, başkanlık için de avantajlı konumda olduğu değerlendiriliyor.</p>

<p>Kahramanmaraş Tabip Odası’nın yeni yönetiminin, önümüzdeki dönemde sağlık çalışanlarının sorunları, meslek içi eğitimler ve bölge sağlık hizmetleri gibi konularda nasıl bir yol haritası çizeceği merakla bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.edetv.com.tr/kahramanmaras-tabip-odasinda-4e-3luk-dagilim</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 09:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://edetvcomtr.teimg.com/edetv-com-tr/uploads/2026/05/polg.gif" type="image/jpeg" length="15758"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Columbine'den Kahramanmaraş'a: Okullarda Şiddet Olgusu]]></title>
      <link>https://www.edetv.com.tr/columbineden-kahramanmarasa-okullarda-siddet-olgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.edetv.com.tr/columbineden-kahramanmarasa-okullarda-siddet-olgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Takvim yaprakları 20 Nisan 1999'u gösterdiğinde, ABD'nin Colorado eyaletinin Littleton kasabasında Eric Harris ve Dylan Klebold adlı iki öğrenci, öğrenim gördükleri Columbine Lisesi'ne bomba ve silahlarla saldırı düzenledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Olay, başta ABD olmak üzere tüm dünyada yankı bulmuştu. 13 öğrenci ve 1 öğretmenin hayatını kaybettiği, 20 öğrencinin yaralandığı saldırıda saldırgan iki arkadaş, olayın sonunda intihar etti.<strong> Bu vaka, okul ortamlarında şiddetin modern anlamda en önemli kırılma olayı olarak kabul görüyor.</strong></p>

<p>Hukukçu-Psikolojik Danışman Serhat Özdili’nin Independent Türkçe için yazdığı makalede okul saldırıyla ilgili süreçler aktarıldı.</p>

<p>Açık kaynaklarda yer alan araştırmalar, Columbine katliamından sonra 20'den fazla okul saldırısının gerçekleştiğini, 50'den fazlasının ise plan aşamasında engellendiğini gösteriyor. (ABD'nin Connecticut eyaletinde geçen yıl bir ilkokulda 26 kişiyi öldüren saldırganın, 1999'da yaşanan Columbine katliamı konusunda "saplantılı" olduğu ortaya çıktı.) <sup>1</sup></p>

<p>Bu vakaların bütününe bakıldığında tetiklenme etkisi kavramının etkili olduğuna dair güçlü bir kanaat var. <strong>Literatürde Werther etkisi – Copycat effect olarak yer alan iki ayrı kavram, şiddet veya intihar davranışlarının medya görünürlüğü ve sosyal öğrenme yoluyla benzer eğilimdeki kişiler arasında yayılmasını ifade ediyor.</strong> Okullarda gerçekleştirilen şiddet vakaları incelendiğinde, faillerin önemli bir kısmının öncül olayları referans aldığına dair kanıt ve anlatımlarla karşılaşılıyor.</p>

<p>turkiyeraporlari.com sitesinde yer alan <strong>"Bir Amerikan Trajedisi: Okul Baskınları"</strong> başlıklı analiz, ABD'de gerçekleşen okul baskınlarına dair geniş bir derleme ve sayısal veriler içermesi açısından oldukça dikkat çekici.</p>

<p>15 Nisan günü Siverek'te bir lisede okulu silahla basan mezun öğrencinin 16 öğrenciyi yaralayarak intihar etmesi büyük yankı uyandırmıştı.</p>

<p>Aynı gün Mersin'de okula silah ile gelerek eylem hazırlığında bulunan lise son öğrencisinin yakalandığı haberi kamuoyuna yansıdı.</p>

<p>Bu olaylar tartışılırken bu kez Kahramanmaraş'ta bir ortaokulda, psikolojik açıdan olumsuz davranışlar sergilediği kaydedilen bir öğrencinin, emniyet mensubu babasına ait birden fazla tabanca ile okula gelerek 8 öğrenci ve 1 öğretmeni öldürdüğü haberi tüm ülkeyi yasa boğdu.</p>

<p>Bu tablo, okul ortamlarında şiddetin yalnızca belirli bir ülkeye özgü bir sorun olmadığını, aksine küresel ölçekte benzer dinamiklerle ortaya çıkan bir olgu hâline geldiğini göstermektedir. Ancak her ülke bu olguyu kendi toplumsal yapısı, ekonomik koşulları ve kültürel dönüşümleri içinde yeniden üretmektedir.</p>

<p>Bu nedenle Columbine ile başlayan süreç, sadece Amerika'ya ait bir güvenlik sorunu olarak değil, farklı toplumlarda farklı biçimlerde tezahür eden daha geniş bir yapısal problemin başlangıç noktası olarak da okunmalıdır. Türkiye'de son yıllarda yaşanan olaylar da bu küresel çerçevenin yerel koşullar içinde nasıl şekillendiğini göstermesi açısından ayrıca önem taşımaktadır.</p>

<p>Akışa bakıldığında Siverek'teki vakanın Mersin ve Kahramanmaraş'taki failleri tetiklediği yönünde haklı yorumlar var. Olayın sıcaklığıyla hem ana akım medyada hem de sosyal medyada tartışmalar hız kazandığı için şiddetin görünürlüğü arttı. Dolayısıyla bu olay, zihninde benzer şiddet eğilimi bulunan kişileri harekete geçirmiş görünüyor. Sorumlu yayıncılık ve sosyal medya kullanımının önemini bu olayla birlikte yeniden hatırlamış olduk.</p>

<p>Milli Eğitim Bakanlığı resmî verilerine göre ilkokul, ortaokul ve liselerde kayıtlı toplam 16 milyonu aşkın öğrenci bulunuyor. Yaşanılan vakalar özelinde yürütülen <strong>tartışmaların salt güvenlik kaygılarına odaklanılarak popülist söylemlerle sürdürülmesi, Siverek ve Kahramanmaraş'taki vakaların toplumun geniş kesimlerinde kaygı ve korku düzeyini artırdığını göstermektedir.</strong></p>

<p><strong>Türkiye'de politik alanın popülistleşmesi, sağlıklı bir kamusal tartışma yapma imkânını günden güne zayıflatırken, okul ortamlarında şiddetin tartışılması da bu bağlamda eksik ve parçalı bir şekilde ilerliyor. Okul ortamlarında yaşanan şiddet yapısal bir sorunun göstergesidir.</strong></p>

<p>Şiddet, tek boyutla açıklanamayacağı gibi fotoğrafın bütünü görülmeden yapılan değerlendirmeler de çözüm üretmeyi zorlaştırıyor. Sorunun doğru tarifini yapmak, soruna ait tüm boyutları açığa çıkarmak ile mümkün. Okul ortamını merkeze koyarken dıştan içe doğru ilerlemek daha doğru bir analiz imkânı sunar.</p>

<p>Güvenli bir kamusal alan olarak kodlanan okullar, içinde yaşanılan toplumun etkisi altındadır. Zaten toplumun Siverek ve Kahramanmaraş'taki olaylar neticesinde şok hâli yaşaması da bu algının kırılmasına verdiği tepkiden kaynaklanıyor.</p>

<p>Türkiye'de şiddet ve suç olgusunun ekonomik, sosyal ve kültürel koşullarla iç içe şekillendiğini görüyoruz. Adalet Bakanlığı'nın adli istatistiklerine bakıldığında yılda 2–3 milyon suç dosyasının açıldığı görülmektedir. Şiddetin toplumsal yaşama ciddi yansımaları vardır.</p>

<p><strong>Suçlardaki artışın, silahlara erişimin görece kolay olmasının ve adli suçlara karşı etkin olmayan bir ceza infaz sisteminin varlığını birlikte okumak gerekir.</strong></p>

<p>Özellikle suçu ve şiddeti öven televizyon içerikleri ile sosyal medya rol modellerinin varlığı, ergenlik öncesi ve ergenlik dönemindeki çocuklar üzerinde olumsuz etkiler üretiyor. Akran baskısına maruz kalan, dışlanan, şiddete maruz kalan ya da psikolojik olarak zorlanan çocuklarda bu etkilerin daha görünür hâle geldiği durumlarla karşılaşılmaktadır.</p>

<p>Sağlıklı ve kendini geliştiren bireylerin varlığı, sağlıklı bir aile içi iletişim ile mümkündür. Ailelerin çocuklarıyla sağlıklı iletişim kurması ve kişisel gelişimleriyle etkin bir şekilde ilgilenmeleri önünde engeller var. Aileler ya yeterli eğitim ve bilinç düzeyine sahip değil ya da sosyo-ekonomik koşullar aileleri çocuk yetiştirme konusunda ciddi bir şekilde zorluyor.</p>

<p>AÇEV'in 2017 yılında yayımladığı raporda yer alan <i>"Babaların çocuklarıyla yaptığı aktiviteler"</i><strong> </strong>grafiği konuya ilişkin çok fazla ipucu barındırıyor. (Grafik). Yürütülen tartışmalarda ailelerin direkt olarak suçlanmasının haksız bir boyutu da var.</p>

<p>Türkiye'de çeşitli kuruluşlar tarafından açıklanan açlık ve yoksulluk sınırlarına bakıldığında ailelerin çetin bir mücadele içerisinde olduğu da görülüyor. Güçlü aile kavramının bu tartışma bağlamında güncellenmesine de ihtiyaç var.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Güçlü aile, sağlıklı ebeveynlerin asgari refah düzeyine sahip olmasıyla birlikte çocuklarını psikolojik açıdan sağlıklı yetiştirebildiği, bireylerin hem bireysel hem de aile ferdi olarak kendisini mutlu hissettiği bir toplumsal yapı olmalıdır. Sosyal farkların ve ekonomik sınıflar arasındaki farkların açıldığı bir toplumda şiddetin bir çıktı olarak karşımıza çıkar. Sadece şiddetin vuku bulduğu kamusal mekânların korunması tek başına şiddeti ortadan kaldırmaz.</strong></p>

<p>Günümüzde yeni nesil iletişim araçlarına sahip öğrencilerin dünyayı anlama ve anlamlandırma becerilerinin, kendisinden önceki kuşaklardan çok farklı olduğu görülüyor. Günümüz öğrencileri, kendisinden önceki kuşakların otorite ve sınır algılarına sahip değiller.</p>

<p>Özellikle küreselleşmenin getirdiği ekonomik sistemin piyasacı ve rekabetçi olması, yeni nesil öğrencilerin tüketim alışkanlıklarını da bir yönüyle belirliyor.</p>

<p><strong>Türkiye'de eğitim, eskiye oranla sosyal sınıfı ve ekonomik statüyü değiştiren bir araç olarak görülmüyor. Eğitim prestij kaybettikçe eğitim ortamlarına karşı öğrencilerin yaklaşımı da doğal olarak değişiyor. Özellikle okullarda öğretmen ve idareye karşı tüketici-müşteri bakış açısıyla yükselen veli otoritesinin, öğretmenin sınırlarını ve otoritesini daraltması da bu yönüyle dikkat çekicidir.</strong></p>

<p>Sosyal medyada öğretmenlik mesleğinin sistematik şekilde hedef alınması, sömestr ve yaz tatilleri öne sürülerek öğretmenlerin itibarsızlaştırılması dikkat çekicidir.</p>

<p>Öte yandan özellikle yeni nesil öğretmenlerin öğrenciyi sosyal medya nesnesi hâline getirerek fenomen olmaya çalışması da öğretmenlik mesleğinin sabote edilmesini gözler önüne seriyor. Bütün bunlar okul ortamlarında sınır ve otorite algısının ters yüz edilmesini belli açılardan açıklıyor.</p>

<p><strong>(Yazı boyunca açıkladığım otorite kavramı, öğretmenin mutlak ve buyurgan bir odak olmasını değil, kamusal hizmet olan eğitimin verilmesinde sınırları kontrol eden ve düzenleyen bir rehber olmasını ifade ediyor.)</strong></p>

<p>Eğitim ortamlarında rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin şiddetin önlenmesinde kilit bir role sahip olduğu nesnel bir gerçek; ancak okullarda etkin bir psikolojik danışma hizmeti vermenin çok yönlü zorluklarını da konuşmak durumundayız.</p>

<p><strong>Özellikle velilerin çocuk psikolojisi konusunda yeterli bilinç düzeyine sahip olmaması ile çocuğun ihtiyaç duyduğu psikolojik desteği </strong><i><strong>"damgalanma" </strong></i><strong>korkusuyla reddetmesi de önemli bir sorun alanı olarak karşımıza çıkıyor.</strong></p>

<p>Çocuğun okul psikolojik danışma servisi tarafından ihtiyaç duyduğu üst sağlık hizmetine yönlendirilmesi, velisinin rızası olmadan bir anlam ifade etmiyor. Kahramanmaraş'taki failin annesinin, okul rehber öğretmeninin yönlendirmesini reddederek psikolog ile yetinmesini ortaya çıkan korkunç bilanço ışığında tekrar değerlendirmeliyiz.</p>

<p>Okul ortamlarında yaşanan şiddet olaylarını yalnızca bireysel tercihler ya da anlık patlamalar üzerinden açıklamak yetersiz kalıyor. Bu tür olaylar, daha geniş bir sosyo-ekonomik düzenin, refah eksikliğinin ve toplumsal destek mekanizmalarındaki zayıflığın eğitim alanına yansıması olarak görülmelidir.</p>

<p>Gelir adaletsizliği, yoksulluk ve giderek artan yaşam maliyetleri ailelerin çocuklarıyla kurduğu ilişkiyi doğrudan etkilemekte, bu da çocukların duygusal ve sosyal dünyasında ciddi kırılganlıklar yaratmaktadır.</p>

<p>Öte yandan psikolojik destek mekanizmalarının yeterince erişilebilir ve etkin olmaması, riskli davranışların erken dönemde fark edilmesini ve müdahale edilmesini zorlaştırmaktadır.</p>

<p>Bu nedenle çözüm, sadece okul güvenliğini artırmaya indirgenemez; sosyal refahın güçlendirilmesi, ailelerin ekonomik ve psikolojik olarak desteklenmesi ve okul temelli psikolojik danışma hizmetlerinin daha işlevsel hâle getirilmesi zorunludur.</p>

<p>Bu nedenle meseleye yalnızca okul güvenliği perspektifinden bakmak yerine, sosyal refahın güçlendirilmesi, ailelerin ekonomik ve psikolojik açıdan desteklenmesi ve okul temelli rehberlik hizmetlerinin daha kapsayıcı hâle getirilmesi gibi çok yönlü bir yaklaşımın birlikte düşünülmesi gerektiği açık bir gerçek olarak karşımızda duruyor.</p>

<p><br />
<i>Öğrencilerini kurtarmak için kendisini feda eden Ayla öğretmenimiz ve adlarını kalbimize büyük harflerle kazıdığımız 9 öğrencimizin anısına saygı, rahmet ve minnetle….</i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.edetv.com.tr/columbineden-kahramanmarasa-okullarda-siddet-olgusu</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 09:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://edetvcomtr.teimg.com/edetv-com-tr/uploads/2026/04/ollkop-1.gif" type="image/jpeg" length="98558"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Almacıoğlu, Sanko Üniversitesi Hastanesi’nde!]]></title>
      <link>https://www.edetv.com.tr/cocuk-sagligi-ve-hastaliklari-uzmani-dr-almacioglu-sanko-universitesi-hastanesinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.edetv.com.tr/cocuk-sagligi-ve-hastaliklari-uzmani-dr-almacioglu-sanko-universitesi-hastanesinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Almacıoğlu, SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde hasta kabulüne başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep’te doğan Uzm. Dr. Mehmet Almacıoğlu, ilk, orta ve lise eğitimini aynı şehirde tamamladı. 2007 yılında Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Mecburi hizmetinin ardından Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’nda başladığı uzmanlık eğitimini 2014 yılında tamamladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kilis Devlet Hastanesi’nde devlet hizmet yükümlüsü olarak görev yapan Uzm. Dr. Almacıoğlu, 2016-2024 yılları arasında SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde hastalarını kabul etti. 2018-2024 yılları arasında aynı zamanda SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olarak da görev yaptı. 2024-2026 yılları arasında İstanbul Bakırköy Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çocuk yoğun bakım alanında yüksek ihtisas eğitimi aldı ve bilimsel çalışmalar yürüttü.</p>

<p>Uzm. Dr. Almacıoğlu’nun, çocuk sağlığı ve hastalıklarında başlıca ilgi alanları; sağlıklı bebek ve çocuk izlemi, yenidoğan sağlığı ve anne danışmanlığı, akciğer hastalıkları, astım ve alerjik hastalıklar, sindirim sistemi hastalıkları, büyüme ve gelişme sorunları, tiroit ve ergenlik hastalıkları ile ateşli hastalıklar olup; ayrıca çocukluk çağı vitamin ve mineral destekleri ile sedasyon ve analjezi konularında da çalışmalarını sürdürmektedir.</p>

<p>Evli ve iki çocuk babası olan Uzm. Dr. Almacıoğlu, Türk Pediatri Kurumu ile Avrupa ve Türkiye Alerji ve İmmünoloji derneklerine üyedir ve bu kuruluşların kongrelerinde bilimsel çalışmalar yürütmektedir.</p>

<p>Uzm. Dr. Mehmet Almacıoğlu, Nisan 2026 itibarıyla SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde yeniden hasta kabulüne başladı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.edetv.com.tr/cocuk-sagligi-ve-hastaliklari-uzmani-dr-almacioglu-sanko-universitesi-hastanesinde</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://edetvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/edetv-com-tr/uploads/2026/04/dr-mehmet-almacioglu.jpeg" type="image/jpeg" length="20546"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş'ta Ailelere psikososyal destek verilecek!]]></title>
      <link>https://www.edetv.com.tr/kahramanmarasta-ailelere-psikososyal-destek-verilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.edetv.com.tr/kahramanmarasta-ailelere-psikososyal-destek-verilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş'taki okul saldırısı sonrası Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı psikososyal destek seferberliği başlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Göktaş, yeni aile eğitim programıyla ebeveynlere yönelik desteklerin artırılacağını duyurdu.</p>

<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Kahramanmaraş'ta yaşanan okul saldırısı sonrası bakanlık olarak her türlü psikososyal desteği sağlayacaklarını duyurdu. Bakan Göktaş, olaydan etkilenen öğrenciler, öğretmenler ve ailelere geçmiş olsun dileklerini ileterek, sürecin titizlikle incelendiğini belirtti.</p>

<p>Ankara'da düzenlenen 'Modüler Aile Eğitim Programı' tanıtım töreninde konuşan Bakan Göktaş, aileleri güçlendirmeyi hedefleyen yeni programın detaylarını paylaştı. 2024-2028 dönemini kapsayan 'Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Ulusal Eylem Planı' kapsamında hayata geçirilen bu programla, ailelerin değişen ihtiyaçlarına daha hızlı ve etkili çözümler sunulması amaçlanıyor. Bugüne kadar aile eğitim ve evlilik öncesi eğitim programlarıyla 9,2 milyon kişiye ulaşıldığını, 'İlk Öğretmenim Ailem' mobil uygulamasıyla da ebeveynlere rehberlik edildiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günümüzdeki hızlı değişimlerin ve dijital dünyanın etkilerinin aile hayatını zorlaştırdığına dikkat çeken Göktaş, sosyal risk haritaları aracılığıyla ilçe, mahalle ve hane bazında ailelerin ihtiyaçlarının belirlendiğini ve sosyal hizmetlerin buna göre şekillendirildiğini aktardı. Suça sürüklenen çocuklar ve kadına yönelik şiddet alanlarında başlatılan saha çalışmalarının, riskleri yerinde tespit ederek gerekli tedbirlerin alınmasını sağladığını ifade etti. Ayrıca, 15 yaş altına yönelik sosyal medya düzenlemesinin de aileyi ve çocuğu koruyan politikaların bir parçası olarak görüldüğünü ve bu düzenlemenin TBMM'de yasalaşacağına inandığını belirtti. Modüler Aile Eğitim Programı'nın pilot çalışmalarının 19 ilde tamamlandığını ve yaklaşık 30 bin anne babaya ulaşıldığını sözlerine ekledi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.edetv.com.tr/kahramanmarasta-ailelere-psikososyal-destek-verilecek</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://edetvcomtr.teimg.com/edetv-com-tr/uploads/2026/04/l-e.gif" type="image/jpeg" length="10369"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu açıkladı! Kahramanmaraş’ta 11 öğrenci taburcu oldu!]]></title>
      <link>https://www.edetv.com.tr/bakan-memisoglu-acikladi-kahramanmarasta-11-ogrenci-taburcu-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.edetv.com.tr/bakan-memisoglu-acikladi-kahramanmarasta-11-ogrenci-taburcu-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu, Kahramanmaraş'taki silahlı saldırıda 11 yaralının taburcu olduğunu açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Memişoğlu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Kahramanmaraş'ta bir okulda meydana gelen silahlı saldırıda yaralanan vatandaşlarımızdan 11'i tedavilerinin ardından taburcu edildi; 9 hastamızın tedavisi ise hastanelerimizde titizlikle devam ediyor. Bu menfur olayda hayatını kaybeden canlarımıza bir kez daha Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.edetv.com.tr/bakan-memisoglu-acikladi-kahramanmarasta-11-ogrenci-taburcu-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 23:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://edetvcomtr.teimg.com/edetv-com-tr/uploads/2026/04/otgy.gif" type="image/jpeg" length="25385"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Menenjit Hastalığına dikkat!]]></title>
      <link>https://www.edetv.com.tr/menenjit-hastaligina-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.edetv.com.tr/menenjit-hastaligina-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’nda görev yapan Uzm. Dr. Zeynep Göktürk Erdoğan, menenjit hastalığından korunmanın en etkili yolunun aşılanmak olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzm. Dr. Erdoğan, “Menenjit, beynimizi ve omuriliğimizi saran koruyucu zarların (Meninksler) iltihaplanmasıdır. Bu iltihaba genellikle virüsler veya bakteriler neden olur” dedi.</p>

<p>NEDEN ACİL BİR DURUMDUR?</p>

<p>Menenjitin, özellikle bakteriyel türlerinin, çok hızlı ilerleyerek, saatler içinde hayati tehlike oluşturabileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Erdoğan, erken teşhis ve tedavi yapılmadığında karşılaşılabilecek sonuçları şöyle özetledi:</p>

<p>“- İşitme kaybı,</p>

<p>- Öğrenme güçlükleri,</p>

<p>- Beyin hasarı gibi kalıcı etkiler bırakabilir.”</p>

<p>KRİTİK BELİRTİLERİ</p>

<p>Belirtilerin yaşa göre değişebileceğini kaydeden Uzm. Dr. Erdoğan, şöyle devam etti:</p>

<p>“Çocuğunuzda aşağıdaki işaretlerden biri veya birkaçı varsa hemen bir doktora başvurun:</p>

<p>Bebeklerde ve Küçük Çocuklarda:</p>

<p>- Sürekli, tiz sesli ağlama: Susturulamayan, huzursuz bir ağlama hali.</p>

<p>- Vücutta kaskatı kesilme veya tam tersi aşırı gevşeklik: Kas tonusunda değişiklikler.</p>

<p>- Fışkırır tarzda kusma: Basit bir mide bulantısından daha şiddetli.</p>

<p>- Bıngıldakta şişkinlik: Başın tepesindeki yumuşak bölgenin dışa doğru çıkıntı yapması.</p>

<p>- Beslenmeyi reddetme ve aşırı uyku hali: Uyandırmakta zorluk çekme.</p>

<p>- Deri döküntüleri: Özellikle basınca solmayan kırmızı-mor lekeler.</p>

<p>Daha Büyük Çocuklarda ve Gençlerde:</p>

<p>- Şiddetli baş ağrısı ve yüksek ateş: Genellikle ani başlar.</p>

<p>- Ense sertliği: Çocuğun çenesini göğsüne değdirememesi.</p>

<p>- Işığa karşı aşırı hassasiyet (Fotofobi): Işıklı ortamlarda rahatsız olma.</p>

<p>- Zihin karışıklığı, kafa karışıklığı veya aşırı sinirlilik.</p>

<p>- Eklem ve kas ağrıları.”</p>

<p></p>

<p>CAM BARDAK TESTİ</p>

<p>Uzm. Dr. Erdoğan, menenjit hastalığı şüphesinde uygulanan cam bardak testi ile ilgili şunları söyledi:</p>

<p>“Çocuğunuzun vücudunda küçük kırmızı noktalar veya morarmalar fark ederseniz, hemen şeffaf bir cam bardağı lekenin üzerine bastırın. Şayet; camın altından rengi solar veya kaybolur ise normal döküntüdür. Menenjit şüphesinde bardakla bastırmanıza rağmen leke olduğu gibi duruyorsa, bu damar dışına sızan bir kanamanın işaretidir. Bu durumda vakit kaybetmeden acil servise başvurun.”</p>

<p>MENENJİTTEN KORUNMA YOLLARI</p>

<p>Menenjitten korunmanın en etkili yolunun aşılanmak olduğunu bildiren Uzm. Dr. Erdoğan, korunma yolları ile ilgili şunları söyledi:</p>

<p>“1. AŞILANMA, EN GÜÇLÜ KALKANINIZ</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>- Ulusal Aşı Takvimi: Sağlık Bakanlığı'nın takvimindeki aşılar (Pnömokok, Hib vb. gibi) bazı menenjit türlerine karşı koruma sağlar.</p>

<p>- Meningokok Aşıları: Bu aşılar rutin takvimde yer almaz, ancak menenjitin en tehlikeli türlerinden birine karşı korur. Doktorunuzla bu aşıyı mutlaka görüşün ve ne zaman yapılması gerektiğini planlayın.</p>

<p>2. HİJYEN VE GENEL ÖNLEMLER</p>

<p>- Sık el yıkama: Özellikle tuvalet sonrası, yemek öncesi ve kalabalık ortamlardan döndükten sonra.</p>

<p>- Ortak eşya kullanımından kaçınma: Bardak, çatal, kaşık vb. kişisel eşyaları paylaşmamak.</p>

<p>- Öksürük ve hapşırık hijyeni: Ağzı ve burnu mendille kapatmak veya dirsek içini kullanmak.</p>

<p>- Kalabalık ve havasız ortamlardan kaçınmak.”</p>

<p>UNUTMAYIN: ŞÜPHELENİRSENİZ, HEMEN HAREKETE GEÇİN</p>

<p>Uzm. Dr. Erdoğan, “Ateş, ense sertliği, fışkırır tarzda kusma veya deri döküntüsü vb. belirtilerden herhangi birini fark ederseniz, hiç beklemeden en yakın acil servisine başvurun. Erken müdahale hayat kurtarır ve kalıcı hasarları önler” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.edetv.com.tr/menenjit-hastaligina-dikkat</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://edetvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/edetv-com-tr/uploads/2026/04/uzm-dr-zeynep-gokturk-erdogan-1.jpg" type="image/jpeg" length="52105"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KSÜ’de Fizyoterapist Adayları Beyaz Önlüklerini Giydi!]]></title>
      <link>https://www.edetv.com.tr/ksude-fizyoterapist-adaylari-beyaz-onluklerini-giydi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.edetv.com.tr/ksude-fizyoterapist-adaylari-beyaz-onluklerini-giydi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinde(KSÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü tarafından 8 Nisan Türkiye Fizyoterapistler Günü kapsamında ‘Beyaz Önlük Giyme Töreni’ düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Törene KSÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İbrahim Ethem Taş, Prof. Dr. Ejder Berk, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Gürkan Çıkım, akademisyenler, öğrenciler ve aileler katıldı.</p>

<p>Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Ardından gerçekleştirilen açılış konuşmalarında, fizyoterapistlik mesleğinin tarihsel gelişimi, sağlık sistemi içerisindeki kritik rolü ve toplumsal önemi vurgulandı.</p>

<p>Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hatice Adıgüzel Tat, fizyoterapinin Türkiye’deki akademik gelişim sürecine değinerek, mesleğin 1957 yılından itibaren gelişim gösterdiğini, 1961 yılında akademik kimlik kazandığını ifade etti. Günümüzde fizyoterapistlerin multidisipliner bir yaklaşımla birçok alanda görev aldığını belirten Tat, beyaz önlüğün yalnızca bir kıyafet değil, aynı zamanda sorumluluk ve etik değerlerin simgesi olduğunu dile getirdi. Bölüm olarak dördüncü beyaz önlük giyme törenini gerçekleştirdiklerini ve üçüncü mezunlarını verecek olmanın gururunu yaşadıklarını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı İsmail Gürkan Çıkım ise konuşmasında fizyoterapistlerin, hastaların yeniden bağımsız bir yaşama kavuşmasında önemli bir rol üstlendiğini belirtti. Beyaz önlük giyen öğrencilerin, insan hayatına dokunma sorumluluğunu üstlendiğini ifade ederek, bu süreçte emeği geçen ailelere ve akademisyenlere teşekkür etti.</p>

<p>Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ejder Berk de törende yaptığı konuşmada, fizyoterapistlerin sağlık sisteminin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu vurguladı. İnsan sağlığının korunması ve yeniden kazanılmasında fizyoterapistlerin rolünün büyük olduğunu belirten Berk, öğrencilerin bu mesleği bilinçle ve sorumlulukla icra etmeleri temennisinde bulundu.</p>

<p>Konuşmaların ardından, Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü Dr. Öğr Üyesi Arzu Mustafayeva ve öğrencisi Pakize Uz tarafından hazırlanan müzik dinletisi sahnelendi. Dinleti emeği geçen ikiliye Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ejder Berk tarafından çiçek ve teşekkür belgeleri takdim edildi.</p>

<p>Etkinlikte ayrıca Üniversitemiz Öğr. Gör. Ayça Çetiner, Sanat Yönetmeni Altay Üstündağ, Nuray Yıldız ve Hacı Mehmet Yavuz tarafından hazırlanan dans gösterisi sahnelendi. Gösterinin ardından, emeği geçenlere Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Gürkan Çıkım tarafından teşekkür belgeleri verildi.</p>

<p>Ardından, beyaz önlük giyme töreni gerçekleştirildi. Fizyoterapist adayları sahneye davet edilerek, Rektör <a name="_GoBack"></a>Yardımcıları Prof. Dr. İbrahim Ethem Taş, Prof. Dr. Ejder Berk, Dekan Prof. Dr. İsmail Gürkan Çıkım, dekan yardımcıları, bölüm başkanları ve akademisyenler tarafından önlükleri giydirildi.Program, toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.edetv.com.tr/ksude-fizyoterapist-adaylari-beyaz-onluklerini-giydi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 18:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://edetvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/edetv-com-tr/uploads/2026/04/17-4.jpeg" type="image/jpeg" length="16258"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş’ta Uzman İsimler Otizmi Tüm Yönleriyle Ele Aldı!]]></title>
      <link>https://www.edetv.com.tr/kahramanmarasta-uzman-isimler-otizmi-tum-yonleriyle-ele-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.edetv.com.tr/kahramanmarasta-uzman-isimler-otizmi-tum-yonleriyle-ele-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Büyükşehir Belediyesi ve paydaş kurumlar iş birliğiyle otizme dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıylaalanında uzman isimlerin katılımıyla konferans düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Otizme dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi ve Özel Gereksinimli Çocuklar ve Aileleriyle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (ÖGÇAD) iş birliğiyleönemli bir etkinliğe imza atıldı. KİÜ Kongre Salonu’nda düzenlenen programda, alanında uzman isimler otizmi çok yönlü olarak ele aldı. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, otizmin hem bilimsel hem de sosyal boyutları kapsamlı bir şekilde değerlendirildi.</p>

<p>Programda; Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Dilber, KSÜ Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Hatice Altun, ÖGÇAD Başkanı Hatice Güzel ve özel eğitim uzmanı Dr. Mehmet Küçükgöz konuşmacı olarak yer aldı. Uzman isimler, otizmin nörolojik temellerinden başlayarak erken tanının önemi, etkili müdahale yöntemleri, eğitim süreçleri ve otizmli bireylerin günlük yaşamda karşılaştığı sorunlara kadar pek çok başlıkta bilgi paylaştı.Konuşmalarda özellikle erken tanının, otizmli çocukların gelişiminde belirleyici rol oynadığı vurgulanırken; ailelerin bilinçlendirilmesi, eğitimcilerin donanımı ve toplumun duyarlılığının artırılmasının büyük önem taşıdığı ifade edildi. Ayrıca, otizmli bireylerin sosyal hayata daha aktif katılım sağlayabilmesi için kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve aileler arasında güçlü bir iş birliğinin gerekliliğine dikkat çekildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Otizm Konferansı (7)" class="detail-photo img-fluid" height="1125" src="https://edetvcomtr.teimg.com/edetv-com-tr/uploads/2026/04/otizm-konferansi-7.JPG" width="2000" />Katılımcılar Otizme İlişkin Bilgi Düzeylerini Artırma Fırsatı Buldu</p>

<p>Etkinlik boyunca katılımcılar, uzmanların aktardığı bilimsel veriler ve saha deneyimleri sayesinde otizme ilişkin bilgi düzeylerini artırma fırsatı buldu. Program sonunda soru-cevap bölümüyle interaktif bir ortam oluşturulurken, katılımcılar merak ettikleri konuları doğrudan uzmanlara yöneltme imkânı elde etti.Düzenlenen konferans, hem otizme yönelik toplumsal farkındalığın artırılması hem de ailelerin ve eğitimcilerin bilinçlendirilmesi açısından önemli bir adım oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.edetv.com.tr/kahramanmarasta-uzman-isimler-otizmi-tum-yonleriyle-ele-aldi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 11:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://edetvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/edetv-com-tr/uploads/2026/04/otizm-konferansi-4.JPG" type="image/jpeg" length="26487"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayram yolunda ölümle yarış! KSÜ’de Hamile Kadın Mucizeyle Kurtuldu]]></title>
      <link>https://www.edetv.com.tr/bayram-yolunda-olumle-yaris-ksude-hamile-kadin-mucizeyle-kurtuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.edetv.com.tr/bayram-yolunda-olumle-yaris-ksude-hamile-kadin-mucizeyle-kurtuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ramazan Bayramı’nı sevdikleri ile geçirmek üzere Mersin’den Malatya’ya doğru yola çıkan 31 haftalık hamile bir kadının yolculuğu, Adıyaman Gölbaşı civarında aniden gelişen sağlık kriziyle kesintiye uğradı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şiddetli karın ağrısı şikâyetiyle durumu kısa sürede ağırlaşan hasta, olay yerine ulaşan 112 Acil Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından vakit kaybetmeden Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesine sevk edildi.</p>

<p>Hastaneye ulaştığında hayati bulguları ciddi şekilde bozulan hastanın yapılan acil değerlendirmesinde, plasentanın rahim duvarına ileri derecede yapıştığı plasenta perkrata tablosu ile birlikte rahim yırtılması olarak bilinen uterusrüptürü geliştiği belirlendi.</p>

<p>Karın içinin yoğun kanama ile dolu olduğu tespit edilirken, uzmanlar bu tür vakalarda dakikaların dahi hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Gecikme halinde annenin yaşamını kaybedebileceği kritik bir tabloyla karşı karşıya kalındığı ifade edildi.</p>

<p>Sürecin yönetiminde Alev Özer başkanlığındaki Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ekibi hızlı ve kararlı bir müdahale sergiledi. Hastanın kabulünün hemen ardından yapılan değerlendirme ile doğru tanı kısa sürede konuldu ve hasta doğrudan ameliyathaneye alınarak acil cerrahi müdahale gerçekleştirildi. Zamanla yarışılan bu süreçte ekip koordinasyonu ve doğru klinik yaklaşım belirleyici oldu.</p>

<p>Ameliyat sürecinde anestezi yönetimini üstlenen Ömer Faruk Boran ile yoğun bakım sürecinde kritik destek sağlayan Hafize Öksüz’ün katkıları, tedavinin başarıyla sonuçlanmasında önemli rol oynadı. Çok yönlü ve eş zamanlı yürütülen müdahale sayesinde hastanın hayati tehlikesi ortadan kaldırıldı.</p>

<p><img alt="1-100" class="detail-photo img-fluid" height="666" src="https://edetvcomtr.teimg.com/edetv-com-tr/uploads/2026/04/1-100.jpeg" width="1000" /></p>

<p>Başarılı operasyonun ardından 5 gün yoğun bakımda tedavi altında tutulan hasta, sağlık durumunun stabil hale gelmesiyle servise alındı. Yaşadığı süreci duygusal ifadelerle anlatan hasta,“Herkese emeği için çok teşekkür ederim. Bayram ziyaretinde bu tarz bir rahatsızlıkla KSÜ’ye geldim ve başarılı bir operasyonla hayata tutundum. Tüm bu süreçte emeği geçenlere teşekkür ederim.”Sözleriyle sağlık çalışanlarına minnettarlığını dile getirdi.</p>

<p>Uzmanlar, plasenta perkrata ve buna bağlı gelişen uterusrüptürünün dünya literatüründe dahi son derece nadir görülen, ani gelişen ve kısa sürede ölümcül sonuçlara yol açabilen bir tablo olduğunun altını çiziyor. Bu tür vakalarda erken tanı, hızlı sevk ve deneyimli ekip müdahalesinin hayati belirleyiciler arasında yer aldığı vurgulanıyor.</p>

<p>Bayram gecesi yaşanan bu kritik olay, sağlık sisteminde zaman yönetimi, koordinasyon ve uzmanlık kapasitesinin ne denli hayati olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Başarıyla sonuçlanan bu operasyon, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesinin ileri düzey klinik yetkinliğini ve güçlü sağlık altyapısını somut biçimde ortaya koyan örneklerden biri olarak kayıtlara geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.edetv.com.tr/bayram-yolunda-olumle-yaris-ksude-hamile-kadin-mucizeyle-kurtuldu</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 15:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://edetvcomtr.teimg.com/edetv-com-tr/uploads/2026/04/pouyh.gif" type="image/jpeg" length="22406"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SANKO Rektörü Dağlı: “Hekimlerimiz, Toplumun En Değerli Neferleridir”]]></title>
      <link>https://www.edetv.com.tr/sanko-rektoru-dagli-hekimlerimiz-toplumun-en-degerli-neferleridir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.edetv.com.tr/sanko-rektoru-dagli-hekimlerimiz-toplumun-en-degerli-neferleridir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Dağlı, hekimlerin toplum sağlığını korumadaki hayati rollerine dikkat çekerek “Bilgi, sabır ve özveriyle insan hayatına dokunan hekimlerimiz, toplumun en değerli neferleridir” dedi.</p>

<p>Hekimliğin yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda insanlığa adanmış bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Dağlı, insan hayatını merkeze alan kutsal bir görevi büyük bir özveriyle yerine getirdiklerini belirterek mesajını şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Toplum sağlığını korumak ve insan hayatına umut olmak adına gösterdikleri fedakârlık, her türlü takdirin üzerindedir. Onların emekleri, yalnızca sağlık sistemimizi güçlendirmekle kalmıyor; insanlığa olan inancımızı da pekiştiriyor. Özellikle zorlu dönemlerde gösterdikleri üstün gayret, toplumumuzun hafızasında daima saygıyla yer alacaktır.</p>

<p>SANKO Üniversitesi olarak kurulduğumuz günden beri en temel amacımız olan; bilimsel birikim, etik değerler ve insana saygı ilkesiyle yürüttüğümüz eğitim faaliyetlerimizi, insanlık ve toplum yararına yönelik çalışmalarımızı sürdürmeye, ülkemize katkı sağlayacak geleceğin hekimlerini, donanımlı ve sorumluluk sahibi bireyler olarak yetiştirmeye var gücümüzle devam edeceğiz.”</p>

<p>Prof. Dr. Dağlı, “İnsan sağlığını korumak ve geliştirmek için gece gündüz demeden görev yapan başta hekimlerimiz olmak üzere tüm sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyor; emekleri, fedakârlıkları ve insanlığa sundukları hizmetler için teşekkür ediyorum” diyerek mesajını sonlandırdı.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.edetv.com.tr/sanko-rektoru-dagli-hekimlerimiz-toplumun-en-degerli-neferleridir</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 10:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://edetvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/edetv-com-tr/uploads/2026/03/sanko-universitesi-rektoru-prof-dr-guner-dagli-18.JPG" type="image/jpeg" length="17363"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kahramanmaraşlı genç için mucize gerçekleşti! Vücudunun yüzde 75’i yandı ama ölmedi!]]></title>
      <link>https://www.edetv.com.tr/kahramanmarasli-genc-icin-mucize-gerceklesti-vucudunun-yuzde-75i-yandi-ama-olmedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.edetv.com.tr/kahramanmarasli-genc-icin-mucize-gerceklesti-vucudunun-yuzde-75i-yandi-ama-olmedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş’ta meydana gelen bir yangında vücudunun büyük bölümü yanan 16 yaşındaki lise öğrencisi Ökkeş Can Baykuş, aylar süren tedavi ve çok sayıda ameliyatın ardından hayata yeniden tutundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Olay geçen yıl, Baykuş’un ziyaret için gittiği dayısına ait atölyede yaşandı. Sobanın yakıldığı sırada atölyede bulunan tiner bidonunun patlamasıyla yangın çıktı. Patlamanın etkisiyle ağır yaralanan genç, kısa sürede olay yerine ulaşan sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı.</p>

<p>İlk olarak Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde müdahalesi yapılan Baykuş, durumunun ciddiyeti nedeniyle aynı gün Gaziantep Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Yapılan kontrollerde genç öğrencinin vücudunun yaklaşık yüzde 75’inde ağır yanıklar oluştuğu belirlendi.</p>

<p>Gaziantep Şehir Hastanesi Yanık Merkezi’nde yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alınan Baykuş, uzun ve zorlu bir tedavi sürecinden geçti. Bu süreçte yanmış dokuların temizlenmesi için 11 kez cerrahi müdahale yapılırken, ayrıca 5 deri nakli ve bir yapay deri uygulaması gerçekleştirildi. Toplam 17 ameliyat geçiren genç hastanın sağlık durumunun zamanla iyileştiği öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzman doktorların yoğun çabası ve uygulanan tedaviler sayesinde Ökkeş Can Baykuş’un hayati tehlikeyi atlattığı ve sağlığına kavuşma yolunda önemli ilerleme kaydettiği bildirildi.</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.edetv.com.tr/kahramanmarasli-genc-icin-mucize-gerceklesti-vucudunun-yuzde-75i-yandi-ama-olmedi</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://edetvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/edetv-com-tr/uploads/2026/03/polku-1.jpg" type="image/jpeg" length="79926"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SGK’dan milyonları ilgilendiren uyarı! Kahramanmaraşlılar O ücreti ödemek zorunda değilsiniz]]></title>
      <link>https://www.edetv.com.tr/sgkdan-milyonlari-ilgilendiren-uyari-kahramanmaraslilar-o-ucreti-odemek-zorunda-degilsiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.edetv.com.tr/sgkdan-milyonlari-ilgilendiren-uyari-kahramanmaraslilar-o-ucreti-odemek-zorunda-degilsiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), hastanelerin acil servislerinde alınan hizmetlerde hastadan hiçbir ek ücret talep edilemeyeceğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hastanelerde sık sık karşılaşılan 'SGK ile anlaşmamız yok' bahanesiyle hastalardan ek ücret talep edilmesinin yasal olmadığı açıklandı. SGK'nın açıklamasında, "Acil hallerde hizmet alacağınız sağlık hizmeti sunucuları SGK ile anlaşması olmasa bile herhangi bir ücret talep edilemez' denildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SGK ayrıca, sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucularından acil hallerde alacağınan hizmetlerin bedelinin, sözleşmeli olanlar için belirlenen bedellere göre fatura karşılığı SUT kapsamında karşılandığını bildirdi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.edetv.com.tr/sgkdan-milyonlari-ilgilendiren-uyari-kahramanmaraslilar-o-ucreti-odemek-zorunda-degilsiniz</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 14:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://edetvcomtr.teimg.com/edetv-com-tr/uploads/2026/03/poyu-3.gif" type="image/jpeg" length="35003"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş KİÜ’de Halk Sağlığı Hemşireliği Tezli Yüksek Lisans Programı Açıldı]]></title>
      <link>https://www.edetv.com.tr/kahramanmaras-kiude-halk-sagligi-hemsireligi-tezli-yuksek-lisans-programi-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.edetv.com.tr/kahramanmaras-kiude-halk-sagligi-hemsireligi-tezli-yuksek-lisans-programi-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü bünyesinde açılan Halk Sağlığı Hemşireliği Tezli Yüksek Lisans Programı, Yükseköğretim Kurulu onayıyla akademik faaliyetlerine başlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü tarafından yürütülecek programın, halk sağlığı alanında nitelikli akademisyen ve uzman hemşirelerin yetişmesine önemli katkı sağlaması hedefleniyor. Program kapsamında öğrencilere, toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesine yönelik bilimsel araştırma yapma, sağlık politikaları üretme ve uygulama alanında yetkinlik kazandırılması amaçlanıyor.</p>

<p>Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan KİÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Bakan, üniversitenin lisansüstü eğitim kapasitesini güçlendirmeye devam ettiklerini belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Üniversitemizde açılan her yeni lisansüstü program, bilimsel üretim kapasitemizi artırmakla birlikte ülkemizin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetişmesine katkı sağlamaktadır. Halk sağlığı hemşireliği alanında açılan bu tezli yüksek lisans programının, hem akademik dünyaya hem de sağlık sektörüne önemli katkılar sunacağına inanıyorum. Programın üniversitemize, fakültemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni program ile birlikte üniversitede sağlık bilimleri alanındaki lisansüstü eğitim çeşitliliğinin artırılması ve bilimsel araştırmaların güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.edetv.com.tr/kahramanmaras-kiude-halk-sagligi-hemsireligi-tezli-yuksek-lisans-programi-acildi</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 14:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://edetvcomtr.teimg.com/edetv-com-tr/uploads/2026/03/polkm-27.gif" type="image/jpeg" length="21540"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş’ta çok tüketilen tirşik az daha doktoru öldürüyordu!]]></title>
      <link>https://www.edetv.com.tr/kahramanmarasta-cok-tuketilen-tirsik-az-daha-doktoru-olduruyordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.edetv.com.tr/kahramanmarasta-cok-tuketilen-tirsik-az-daha-doktoru-olduruyordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş’ta kış aylarında sıkça tüketilen ve “tirşik” yapımında kullanılan yabani ot, bu kez az kalsın bir doktorun hayatına mal oluyordu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mersin’de yaşanan olay, pazardan alınan otların ne kadar tehlikeli olabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.</p>

<p><strong>Pazı Diye Aldılar, Zehirli Ot Çıktı</strong></p>

<p>Mersin’in Mezitli ilçesinde kurulan köy pazarına giden Acil Tıp Uzmanı Dr. Ayşegül İşlek Yüksel ile Radyoloji Uzmanı eşi Dr. Serkan Yüksel, bir tezgahtan pazı almak istedi. İddiaya göre çift, tezgahtaki ota şüpheyle yaklaşarak satıcıya özellikle “Bu pazı mı?” diye sordu. “Evet” yanıtını aldıktan sonra üründen satın aldılar.</p>

<p>Evde otları yıkayıp doğramaya başlayan çift, ellerinde yoğun kaşıntı hissetti. Ancak yan tarafta bulunan ısırgan otundan kaynaklanmış olabileceğini düşünerek şüphelenmediler.</p>

<p><strong>Bir Lokma Aldı, Aniden Fenalaştı</strong></p>

<p>Otlar pişirildikten sonra tadına ilk bakan Dr. Serkan Yüksel oldu. Sadece küçük bir lokma alan Yüksel, kısa süre içinde fenalaştı. Ağzında yanma, uyuşma ve küçük dilinde şişme meydana geldi.</p>

<p>Durumu fark eden eşi Dr. Ayşegül İşlek Yüksel hemen müdahale etti. Evde bulunan bazı ürünlerle eşinin şikayetlerini hafifletmeye çalıştı. Yaşanan olayın ardından çift, tüketilen otun zehirli olduğunu anladı.</p>

<p><strong>“Çok Zehirli, Doğrudan Asla Tüketilmez”</strong></p>

<p>Dr. Ayşegül İşlek Yüksel, özellikle tirşik yapımında kullanılan bu yabani otun doğrudan tüketilmemesi gerektiğini vurguladı. Söz konusu bitkinin genellikle mayalandırılarak ve özel işlemlerden geçirilerek zehrinden arındırıldığını belirten Yüksel, şu uyarılarda bulundu:</p>

<p>“Doğrarken çok kaşındırdı ama ısırgan otu değmiştir diye düşündük. Oruçlu olduğum için önce eşime tattırdım. Bu ot çok zehirli, kesinlikle direkt yenmez. Özel yöntemle zehrinin arındırılması gerekir. İkimiz de hekim olmamıza rağmen ilk anda anlayamadık.”</p>

<p><strong>Uzmanlardan Kritik Uyarı</strong></p>

<p>Yaşanan olay sonrası doktor çift, özellikle pazarlarda satılan yabani otlar konusunda vatandaşları dikkatli olmaya çağırdı. Görünüş olarak pazı ya da benzer sebzelere benzeyen bazı otların ciddi zehirlenmelere yol açabileceği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, tirşik gibi yöresel yemeklerde kullanılan bitkilerin doğru şekilde tanınmadan ve uygun işlemden geçirilmeden tüketilmemesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.edetv.com.tr/kahramanmarasta-cok-tuketilen-tirsik-az-daha-doktoru-olduruyordu</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Feb 2026 14:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://edetvcomtr.teimg.com/edetv-com-tr/uploads/2026/02/oktor-1.gif" type="image/jpeg" length="36034"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Deprem Bölgesinde Fay Hatlarındaki Basınç Sulara Yansıyor!]]></title>
      <link>https://www.edetv.com.tr/deprem-bolgesinde-fay-hatlarindaki-basinc-sulara-yansiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.edetv.com.tr/deprem-bolgesinde-fay-hatlarindaki-basinc-sulara-yansiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim dünyası, 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin ardından bölgedeki sismik hareketliliği tahmin edebilmek için "radyoaktif" bir iz sürmeye başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Prof. Dr. Mehmet Erdoğan ve ekibinin Hatay'da gerçekleştirdiği saha araştırması, yer altı sularındaki radon gazı seviyelerinin deprem habercisi olabileceğine dair çarpıcı veriler ortaya koydu.</h2>

<p>İşte Hatay'daki kaplıca sularından elde edilen sismik ipuçları ve bu gazın taşıdığı sağlık risklerine dair detaylar:</p>

<h3><strong>Fay Hatlarındaki Basınç Sulara Yansıyor</strong></h3>

<p>Araştırma heyeti, Hatay'ın önemli termal kaynaklarından <strong>Tahtaköprü</strong> ve <strong>Hamamat</strong> kaplıcalarını inceleme altına aldı. Nisan ve mayıs aylarında yaşanan 4.3 ve 4.9 büyüklüğündeki artçı sarsıntılar öncesinde, sulardaki radon gazı miktarında olağan dışı bir hareketlilik saptandı.</p>

<p>Süreci değerlendiren Prof. Dr. Mehmet Erdoğan, yer kabuğundaki sıkışmanın faylardaki çatlaklar aracılığıyla gazı dışarı ittiğini belirtti. Erdoğan, "Gazın yer altı sularına karışmasıyla seviyeler depremden hemen önce 5 katına kadar çıkıyor, sarsıntı sonrası ise hızla düşüşe geçiyor" diyerek bu verilerin erken uyarı sistemleri için taşıdığı kritik öneme dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Deprem Habercisi mi, Sağlık Düşmanı mı?</strong></h3>

<p>Radon gazı sismik veriler için değerli bir kaynak olsa da, yaşam alanlarında "sessiz bir tehlike" olarak nitelendiriliyor. Doğal uranyumun parçalanmasıyla ortaya çıkan bu gaz, özellikle binaların zemin ve bodrum katlarında birikerek sağlığı tehdit ediyor.</p>

<p><strong>Radonun bilinen tehlikeleri şunlardır:</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Akciğer Kanseri Riski:</strong> Dünya genelinde sigaradan sonra akciğer kanserine yol açan en büyük ikinci neden olarak gösteriliyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>DNA Hasarı:</strong> Havadan ağır olan bu gaz, tozlara yapışarak solunum yoluyla ciğerlere ulaşıyor ve burada radyoaktif ışınım yayarak hücre yapısını bozuyor.</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.edetv.com.tr/deprem-bolgesinde-fay-hatlarindaki-basinc-sulara-yansiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Feb 2026 17:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://edetvcomtr.teimg.com/edetv-com-tr/uploads/2026/02/polyh-1.gif" type="image/jpeg" length="76118"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KSÜ’de 15 Yeni Profesör ve Doçent Ataması Yapıldı!]]></title>
      <link>https://www.edetv.com.tr/ksude-15-yeni-profesor-ve-docent-atamasi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.edetv.com.tr/ksude-15-yeni-profesor-ve-docent-atamasi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ), akademik yetkinliğini artırmaya yönelik dev bir adımla kadrosunu tazeledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Üniversite Yönetim Kurulu’nun 13 Şubat 2026 tarihli toplantısında alınan kararla, birçok farklı branşta profesör ve doçent atamaları gerçekleştirildi.</h1>

<p>Rektörlük binasında düzenlenen törenle, ataması yapılan öğretim üyelerine yeni ünvanlarını temsil eden profesörlük ve doçentlik belgeleri bizzat takdim edildi.</p>

<h3>KSÜ’de Profesörlük Kadrosuna Atanan İsimler</h3>

<p>Üniversite Yönetim Kurulu’nun 2026/07 sayılı kararı doğrultusunda, kendi alanlarında uzmanlaşmış 9 kıdemli akademisyen profesörlük kadrosuna yükseltildi:</p>

<p>· <strong>Güzel Sanatlar Fakültesi:</strong> Doç. Dr. Günsu Yılmaz Şakalar (Müzik Bölümü)</p>

<p>· <strong>İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi:</strong> Doç. Dr. Oktay Dumankaya (Sualtı Arkeolojisi) ve Doç. Dr. Sadi Gedik (Eski Türk Dili)</p>

<p>· <strong>Tıp Fakültesi:</strong> Doç. Dr. Mehmet Kirişci (Kalp ve Damar Cerrahisi), Doç. Dr. Duygun Altıntaş Aykan (Farmakoloji), Doç. Dr. Adil Doğan (Radyodiagnostik) ve Doç. Dr. Hakan Hakkoymaz (İlk ve Acil Yardım)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>· <strong>Orman Fakültesi:</strong> Doç. Dr. Sercan Gülci (Orman İnşaatı Jeodezi ve Fotogrametri)</p>

<p>· <strong>Teknik Bilimler MYO:</strong> Doç. Dr. Celal Kurşun (Elektronik Teknolojisi)</p>

<h3>Doçentlik Kadrosuna Atanan Yeni İsimler</h3>

<p>Akademik başarılarıyla dikkat çeken 6 öğretim üyesi ise doçentlik kadrolarına atanarak KSÜ’nün bilimsel gücüne güç kattı:</p>

<p>· <strong>Diş Hekimliği Fakültesi:</strong> Doç. Dr. Eda Çetin Özdemir (Periodontoloji)</p>

<p>· <strong>Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi:</strong> Doç. Dr. Yavuz Canbay (Bilgisayar Donanımı) ve Doç. Dr. Muhammed Safa Kamer (Mekanik)</p>

<p>· <strong>Fen Fakültesi:</strong> Doç. Dr. Seyit Ali Güngör (Biyokimya)</p>

<p>· <strong>İlahiyat Fakültesi:</strong> Doç. Dr. Hüseyin Ersönmez (Arap Dili ve Belagatı)</p>

<p>· <strong>Sağlık Hizmetleri MYO:</strong> Doç. Dr. Esen Çakmak (Laboratuvar Teknikleri)</p>

<h3>"Akademik Başarı Şehre Katkı Sağlayacak"</h3>

<p>Oybirliği ile alınan atama kararlarının ardından üniversite yönetiminden yapılan açıklamada, yeni ünvanlarını alan akademisyenlerin Kahramanmaraş’ın bilimsel gelişimine ve öğrencilerin eğitim kalitesine büyük katkı sağlayacağı vurgulandı. Tören sonunda akademik cübbelerini giyen öğretim üyeleri, başarılarını meslektaşlarıyla birlikte kutladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.edetv.com.tr/ksude-15-yeni-profesor-ve-docent-atamasi-yapildi</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Feb 2026 16:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://edetvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/edetv-com-tr/uploads/2026/02/p-o-l-m-9.jpg" type="image/jpeg" length="90108"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
