Edinilen bilgilere göre, kazaya karışan araçlar tespit edilerek, tarafların bilgisi dışında ilamsız icra takibi başlatılıyor. Bu süreçte icra yoluyla tahsil edilen paradan kimi zaman araç sahibi dahi haberdar olmuyor.
ANLAŞSANIZ BİLE RİSK SÜRÜYOR
Kaza sonrası karşı tarafla uzlaşma sağlansa dahi, sonradan açılan icra dosyaları nedeniyle kusurlu sürücüler on binlerce liralık taleplerle karşılaşabiliyor. Üstelik ödeme sadece araç onarımını değil, aracın serviste kaldığı süre boyunca kullanılamadığı günlerin bedelini de kapsayabiliyor.
SÜREÇ NASIL BAŞLIYOR?
Son yıllarda ortaya çıkan mağduriyetlerin çoğunda benzer bir yöntem izleniyor. Hasarlı aracın bırakıldığı kaportacı ya da yetkili servislerle temasa geçen bazı avukatlar, araç sahibinin iletişim bilgilerine ulaşıyor. Daha sonra araç sahibine, “değer kaybı tazminatının sigorta tarafından karşılanacağı” belirtilerek vekâletname talep ediliyor.
Araç sahipleri genellikle yalnızca değer kaybı başvurusu yapıldığını düşünürken, verilen vekâletle kusurlu taraf aleyhine ilamsız icra takibi başlatılabiliyor. Bu takipte;
- Araç değer kaybı,
- Onarım süresince araç kullanılmadığı için araç mahrumiyet bedeli,
- Kiralık araç ya da taksi giderleri
talep edilebiliyor.
Sigorta şirketinin karşılamadığı kalemler ise doğrudan kusurlu sürücünün cebinden çıkıyor.
İLAMSIZ İCRA TAKİBİ NEDİR?
İlamsız icra takibi, ortada bir mahkeme kararı olmadan alacak tahsili için başlatılan bir icra türü olarak biliniyor. Bu yöntemde, alacak iddiasını belgeyle sunma zorunluluğu bulunmuyor. Trafik kazalarından doğan alacaklar için de bu yol sıklıkla kullanılabiliyor.
İTİRAZ HAKKINIZ VAR
Borçlu durumuna düşen kişiler, kendilerine tebliğ edilen ödeme emrine karşı 7 gün içinde icra dairesine itiraz edebiliyor. Süresi içinde itiraz edilmezse, borç kesinleşiyor ve ödeme zorunlu hale geliyor.
GEÇERLİ DELİL ŞART
İtiraz sürecinde, talep edilen bedellerin gerçekliğini sorgulamak mümkün. Özellikle;
- Ticari araçlarda aracın gerçekten çalışmadığını gösteren UTTS kayıtları,
- HGS geçiş dökümleri,
- Emniyetten plaka hareket bilgileri,
- Taksi fişleri, fatura koçanları,
- Şoförlerin SGK kayıtları,
- Takograf ve taksimetre verileri
gibi belgelerin talep edilmesi önem taşıyor.
Hususi araçlar için ise, araç kiralandıysa kira faturası, taksi kullanıldıysa fiş ve faturaların ibraz edilmesi istenebiliyor. Ayrıca iş yerleri ve servislerdeki kamera kayıtları da itiraz sürecinde güçlü bir delil olarak öne çıkıyor.
UZMANLAR UYARIYOR
Uzmanlar, araç sahiplerinin kaza sonrası imzaladıkları belgeleri dikkatle incelemeleri, verdikleri vekâletlerin kapsamını net şekilde öğrenmeleri ve kendilerine gelen icra tebligatlarını mutlaka ciddiye almaları gerektiğini vurguluyor. Aksi halde, farkına bile varmadan ciddi maddi kayıplar yaşanabiliyor.