GENEL

Kahramanmaraş Depremin Yükünü Taşıyor, İhmalin Bedelini Ödüyor

Bağımsız Türkiye Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi, Kahramanmaraş merkez ve ilçelerinde gerçekleştirdiği bir dizi ziyaret kapsamında, şehirde yaşanan yapısal sorunlara ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Abone Ol

Kepekçi, Kahramanmaraş’ın yalnızca depremin değil, plansızlığın, belirsizliğin ve ihmalkârlığın da ağır sonuçlarıyla karşı karşıya bırakıldığını vurguladı.

Yerinde Dönüşüm ve Rezerv Alan Uygulamaları Vatandaşı Endişeye Sürüklüyor

Deprem sonrası ilan edilen rezerv alan uygulamalarının, sahada ciddi mülkiyet kaygılarına yol açtığını belirten Kepekçi, vatandaşın en temel sorularına dahi net yanıt alamadığını ifade etti.

Rezerv alan ilan edilen bölgelerde;

  • Mülkiyet hakkının fiilen zayıfladığı,
  • Satış, devir, tadilat ve ruhsat işlemlerinin durma noktasına geldiği,
  • Acele kamulaştırma korkusunun yaygınlaştığı,
  • Yerinde dönüşümün yapılıp yapılmayacağına dair belirsizliklerin sürdüğü
    gözlemlenmektedir.

“Evim benim ama karar bana sorulmadan alınıyor” algısının, toplumda derin bir güvensizlik yarattığını belirten Kepekçi, aynı mahallede farklı uygulamaların adalet duygusunu zedelediğini vurguladı.

Belirsizlik Sosyal ve Psikolojik Yıkımı Derinleştiriyor

Mevcut belirsizlik ortamının;

  • Esnafın dükkânını yenileyememesine,
  • Vatandaşın evine yatırım yapamamasına,
  • Göçün hızlanmasına ve mahalle kültürünün çözülmesine
    neden olduğunu ifade eden Kepekçi, deprem travmasının bu süreçle daha da derinleştiğini dile getirdi.

BTP’nin Yaklaşımı Net: Mülkiyet Hakkı Kutsaldır

Bağımsız Türkiye Partisi’nin bu konuda yaklaşımının açık olduğunu vurgulayan Kepekçi, şu ilkeleri sıraladı:

  • Mülkiyet hakkı kutsaldır.
  • Yerinde dönüşüm esas olmalıdır.
  • Rezerv alan ilanları, vatandaşın açık rızası olmadan yapılmamalıdır.
  • Metrekare, kat ve tapu hakları yazılı ve bağlayıcı şekilde garanti altına alınmalıdır.
  • Şeffaf bilgilendirme ve mahalle bazlı toplantılar zorunlu hâle getirilmelidir.

Sanayi ve İstihdam Alarm Veriyor: Tekstil Maraş’tan Uzaklaşıyor

Kahramanmaraş’ın uzun yıllar Türkiye’nin önemli tekstil merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Kepekçi, bugün gelinen noktada sanayi üretiminde ciddi bir gerileme yaşandığını söyledi.

Deprem sonrası süreçte;

  • Organize Sanayi Bölgelerinde işçi çıkarmaların arttığı,
  • Birçok tesisin yarı kapasiteyle çalıştığı veya kapandığı,
  • Yeni yatırımların neredeyse durma noktasına geldiği
    ifade edildi.

Fabrikalar Mısır’a Giderken, İşsizlik Kahramanmaraş’ta Kalıyor

Tekstil firmalarının Mısır’a yönelmesinin temel nedenlerini sıralayan Kepekçi; yüksek işçilik maliyetleri, enerji fiyatları, teşvik belirsizliği ve deprem sonrası toparlanmanın yavaşlığına dikkat çekti.

Bu sürecin sonucunda;

  • İşsizliğin arttığı,
  • Kadın istihdamının ciddi darbe aldığı,
  • Nakliye, ambalaj ve yan sektörlerin zincirleme biçimde çöktüğü
    vurgulandı.

“Fabrikalar Mısır’a giderken, işsizlik Kahramanmaraş’ta kalıyor. Buna seyirci kalamayız.” diyen Kepekçi, bu tablonun kabul edilemez olduğunu ifade etti.

BTP’nin Sanayi ve İstihdam Çözüm Önerileri

Bağımsız Türkiye Partisi’nin çözüm önerileri şu başlıklar altında toplandı:

  • Stratejik ve emek yoğun sektörlerde üretim kaçışına izin verilmemesi
  • Sanayiye ucuz ve sürdürülebilir enerji
  • SGK ve vergi teşviklerinin bölgesel ve kalıcı hâle getirilmesi
  • Deprem bölgesine pozitif ayrımcılık uygulanması
  • Faizsiz ve uzun vadeli kredi imkânları
  • Yurt dışına giden firmaların geri dönüşünün teşvik edilmesi

Kırsal Alanlar ve İlçeler Unutulmuş Durumda

Elbistan, Pazarcık ve Türkoğlu başta olmak üzere kırsal ilçelerde hasarın büyük olmasına rağmen;

  • Köy evleri ve ahır yapımlarının yetersiz kaldığı,
  • Hizmetlerin geciktiği
    ifade edilerek, kırsal alanların göz ardı edilmemesi gerektiği vurgulandı.

Çevre, Altyapı ve Madde Bağımlılığı Tehlikesi

Enkaz ve moloz yönetimindeki yetersizliklerin çevreye zarar verdiğini belirten Kepekçi, içme suyu, kanalizasyon, toz ve hava kirliliğinin ciddi bir halk sağlığı sorununa dönüştüğünü ifade etti.

Ayrıca 16 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirilen narkotik operasyonuna da değinen Kepekçi, uyuşturucu ile mücadelenin yalnızca güvenlik değil, aynı zamanda sosyal bir mesele olduğunun altını çizdi.