Son günlerde vatandaşların telefonlarına gönderilen sahte mesajlarda, kamu kurumlarının adı kullanılarak “hız cezası” bahanesiyle ödeme talep ediliyor. Uzmanlar ise bu yöntemle kart bilgilerinin ele geçirildiğine dikkat çekerek kritik uyarılarda bulunuyor.
Sahte “KGM ceza mesajı” nasıl gönderiliyor?
Dolandırıcılar, Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) adını kullanarak vatandaşlara kısa mesaj gönderiyor. Mesajlarda genellikle düşük tutarlı bir ceza bilgisi yer alıyor ve ödeme için bir bağlantıya yönlendirme yapılıyor.
En dikkat çekici nokta ise linklerde yapılan küçük değişiklikler:
- “gov.tr” yerine “gov-tr” kullanılması
- Resmi görünüme benzeyen sahte internet adresleri
- Mobil cihazlarda fark edilmesi zor karakter oyunları
Bu yöntemle kullanıcıların güven duygusunun hedef alındığı belirtiliyor.
Düşük tutar tuzağıyla kart bilgisi çalınıyor
Sahte mesajlarda genellikle 73 TL gibi düşük ceza tutarları kullanılıyor. Amaç, kullanıcıda “önemsiz bir ödeme” algısı oluşturmak.
Bağlantıya tıklayan kullanıcılar sahte ödeme sayfasına yönlendiriliyor ve kart bilgilerini girdikleri anda dolandırıcılık süreci başlıyor. Uzmanlara göre bu yöntemle:
- Kart bilgileri ele geçirilebiliyor
- Hesaplardan yüksek tutarlı çekimler yapılabiliyor
Küçük harf değişiklikleriyle büyük risk
Dolandırıcılık mesajlarında sadece linkler değil, kurum isimlerinde de ince değişiklikler yapılıyor. Örneğin:
- “KGM” yerine benzer harflerle oluşturulan sahte kısaltmalar
- Resmiymiş gibi görünen tasarımlar
- Yurt dışı numaralarından gönderilen SMS’ler
Bu detayların çoğu kullanıcı tarafından ilk bakışta fark edilemiyor.
“Hiçbir kurum bu yöntemle iletişim kurmaz” uyarısı
Uzmanlar, kamu kurumlarının resmi bildirim süreçlerine dikkat çekerek önemli bir uyarıda bulunuyor:
- Hiçbir kamu kurumu yurt dışı numaralarından mesaj göndermez
- Resmi işlemler SMS linkleri üzerinden yürütülmez
- “gov-tr” gibi sahte uzantılara dikkat edilmelidir
Uzmanlardan kritik değerlendirme
Hukukçular, dolandırıcılık yöntemlerinin artık daha profesyonel hale geldiğini ve kamu kurumlarının kimliklerinin taklit edildiğini belirtiyor. Özellikle “aciliyet” ve “düşük tutar” stratejisinin vatandaşları tuzağa düşürmede etkili olduğu ifade ediliyor.