Bir Cihaz Bozulur, Bir İlçe Mağdur Olur

Afşin, Kahramanmaraş'ın en kalabalık, en hareketli ilçelerinden biri. Nüfusu, ihtiyacı, beklentisi büyük bir yer.

Abone Ol

Ama görünen o ki, bu büyüklüğe yakışır bir sağlık hizmeti sunulamıyor.

Bir ilçeyi ilçe yapan sadece nüfusu, esnafı, tarlası değildir. O ilçede yaşayan insanın en temel ihtiyaçlarına, en olağan anlarda bile ulaşabilmesidir. Sağlık, bunların başında gelir. Bir insan diş ağrısıyla uyandığında, "acaba bugün hangi ilçeye gitmem gerekecek" diye düşünmek zorunda kalmamalıdır. Ama Afşin'de bugün tam olarak bu yaşanıyor.

Afşin Devlet Hastanesi'ne bağlı Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi'nde diş röntgen cihazı aylardır arızalı. Kimine göre üç ay, kimine göre dört ay. Sürenin tam olarak ne kadar olduğu bile belirsizleşmiş durumda; çünkü bir arıza bu kadar uzun sürerse, artık kimse "ne zaman başladı" diye takip etmiyor, sadece "hâlâ düzelmedi" diyor.

Dün akşam, Tatlılar Mahallesi'nden bir hemşehrimiz aradı. Diş ağrısıyla hastaneye gitmiş, muayene olmuş, ama röntgen çekilemediği için en yakın ilçeye yönlendirilmiş. Yani adam diş ağrısıyla kıvranırken, bir de yol parası, yol yorgunluğu, zaman kaybı cabası. Haklı olarak feryat ediyordu telefonda. Bu, tek bir vatandaşın hikâyesi değil; aylardır tekrar eden, sıradanlaşmış bir mağduriyetin son örneği.

Aylardır Süren Bir Arıza, Aylardır Süren Bir Sessizlik

Bir röntgen cihazının tamiri ya da yenilenmesi, bir devletin gücünü aşacak bir mesele değil. Bu, kaynak sorunu değil, öncelik sorunu. Aylardır bu arıza gündemdeyse, sorumlu makamların bunu duymamış olması mümkün değil. Duymuşlar, biliyorlar, ama bir türlü harekete geçmemişler.

Düşünün: Üç ya da dört aydır bir ilçenin diş hastanesinde temel bir teşhis cihazı çalışmıyor. Bu süre zarfında kaç kişi diş ağrısıyla kapıdan döndü? Kaç kişi işini gücünü bırakıp komşu ilçeye gitmek zorunda kaldı? Kaç emekli, kaç dar gelirli vatandaş, sırf bir röntgen çekilemediği için yol parası, otobüs bileti, zaman kaybı yaşadı? Bunların hiçbiri "küçük" bir mesele değil. Küçük görülüyor olması, asıl büyük sorunun kendisi.

Bir ilçede sağlık hizmeti aksadığında, bunun faturasını en çok kimler öder? Yaşlılar, engelliler, çocuklu aileler, aracı olmayanlar, günlük kazancıyla geçinenler. Yani en savunmasız kesim. Tatlılar Mahallesi'nden bizi arayan vatandaşımızın feryadı, aslında bu kesimin ortak feryadı. O telefonda duyduğumuz sadece bir diş ağrısı değildi; görülmemenin, duyulmamanın, ciddiye alınmamanın acısıydı.

Mesele Sadece Bir Cihaz Değil, Mesele Bir Anlayış

Burada asıl sormamız gereken soru şu: Bir arıza nasıl olur da üç dört ay boyunca çözülmeden kalabilir? Bu sorunun cevabı, teknik değil, yönetsel bir cevaptır. Ya arızanın giderilmesi için gereken süreç işletilmemiştir, ya bütçe kalemi zamanında oluşturulmamıştır, ya da basitçe: bu mesele öncelik listesinin en altına atılmıştır. Hangisi olursa olsun, sonuç aynı: vatandaş mağdur, yetkili sessiz.

Bir kamu kurumunda görev almak, sadece o koltuğa oturmak demek değildir. O koltuk, bir sorumluluk demektir. Halkın sağlığından, halkın huzurundan, halkın güveninden sorumlu olmak demektir. Bu sorumluluğu taşıyamayan, taşımak istemeyen ya da taşımayı unutan kim varsa, bunu bir kez daha hatırlamalıdır.

Yetkilileri Göreve Çağırıyoruz

Bu satırları, sıradan bir şikâyet olarak değil, açık bir çağrı olarak yazıyoruz:

Kahramanmaraş İl Sağlık Müdürlüğü'ne sesleniyorum: Afşin Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi'ndeki bu arızanın raporu elinizde mi, değil mi? Eğer değilse, neden değil? Eğer varsa, aylardır neden çözüme kavuşturulmadı? Bu sorunun cevabını kamuoyuyla paylaşmak, sizin göreviniz.

Afşin Devlet Hastanesi ve bağlı Ağız-Diş Sağlığı Hastanesi yönetimine sesleniyorum: Bu arızayı üst makamlara kaç kez bildirdiniz? Bildirdiyseniz belgesi var mı? Bildirmediyseniz, neden bekliyorsunuz? Vatandaşın sağlığı, bir yazışmanın gecikmesine kurban edilemez.

Sağlık Bakanlığı yetkililerine sesleniyorum: Bir ilçenin tek diş röntgen cihazının aylarca devre dışı kalması, yerel bir mesele olmaktan çıkıp ulusal bir denetim konusu olmalıdır. Bu tablo, sadece Afşin'e özgü değilse, ülke genelinde benzer aksaklıkların olup olmadığı da mercek altına alınmalıdır.

Afşin'in siyasi ve idari temsilcilerine, belediye başkanından milletvekiline sesleniyorum: Halkınız sizi bu günler için seçti. Bir arızanın giderilmesini takip etmek, mecliste konuşma yapmaktan çok daha kıymetli bir hizmettir. Bu meseleyi gündeminize alın, üzerine gidin, sonuç alın.

Talebim nettir: Bu cihaz derhal tamir edilsin ya da yenisiyle değiştirilsin. Bu süreç, günler içinde başlatılsın; aylarca değil. Ve bundan sonra böyle bir aksaklık yaşanmasın diye, hastanelerdeki tıbbi cihazların bakım ve arıza takibi için düzenli, şeffaf bir mekanizma kurulsun.

Son Söz

Afşin halkı sabırlı bir halktır. Ama bu sabır, ihmalin bahanesi olamaz. Bir cihazın tamiri için aylarca beklemek zorunda bırakılan insanların hakkı yenmiş demektir. Bu satırları okuyan her yetkili şunu bilsin: Ya işinizi yapın, ya da o koltukta oturmayın. Çünkü o koltuk, sizin değil, halkın koltuğudur.

Ben, bu ilçenin sesi olmaya devam edeceğim. Bu arıza giderilene kadar, bu meseleyi takip etmekten vazgeçmeyeceğim. Yetkilileri bir kez daha, gecikmeden, açıkça göreve davet ediyorum.